Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.
Saf Sûresi(61) 8. Ayet
EBU CEHİL'İN TORUNU 👹
Ey Kur'an'ı yakan alçak
Var mı senden daha ahmak
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




"Bir zikir olan Kuran'ı biz indirdik ve onun koruyucusu da biziz." (Hicr: 9)
"Muhakkak ki o, elbette çok şerefli bir Kur'an'dır. Koruma altında olan bir kitaptadır." (Vâkıa: 77-78)
"KUR'AN-I KERİM"İN KORUYUCUSU BİZZAT "HAZRET-İ ALLAH"TIR. Bu alçaklar yaptıkları davranışlarla ancak cehennemde çekecekleri azabın şiddetini artırmaktadırlar.
Şuna emin olun ki bu alçağın başına Mevlam öyle ibretlik belalar getiri ki hepimiz de buna tanıklık ederiz.
Allah var gam yok.
Değerli yorumunuz için sonsuz teşekkürler üstâdım.
Sayfama değer kattığınız için sağolun varolun.
Sonsuz selam ve saygılarımla.
Esenlikler diliyorum.
Kalemin gücünü gözler önüne seren süper bir şiir.
Sevgili kardeşim Şükrü Atay'ın kalemine yakışan bir şiir
Şiir, şiir gibi olunca elbette okuyucusunu da buluyor, beğenisini ve yorumunu da alıyor.
Şiir ve gönül sayfanızda emek verilmiş, duygu ve edebi edebi yönüyle, su gibi akıp giden güzel bir şiir okudum.
Okunması ve ilham alınması gereken güzel bir şiir kaleme almışsınız. Beğenerek, emeğinize ve sanatınıza saygı duyarak ilgiyle okudum.
Şiiri antolojimdeki seçkin şiirler arasına alıyorum.
Beğeni ve tam puanla emeğinizi selamlıyorum.
Kalemin duygulu ve vurgulu yönüyle, sanat ve edebi gücünü gözler önüne seren seçkin bir eser.
Tebrik eder başarılarınızın devamını dilerim. Her şey sizin ve sevdiklerinizin gönlüne göre olsun. Sevgi ve saygılarımla efendim.
Dr. İrfan Yılmaz. Bodrum.
Değerli yorumunuz için sonsuz teşekkürler üstâdım.
Sayfama değer kattığınız için sağolun varolun.
Sonsuz selam ve saygılarımla.
Esenlikler diliyorum.
EBU CEHİL'İN TORUNU
Ey Kur'an'ı yakan alçak
Var mı senden daha ahmak
Biliriz yok sende ahlak
Hesabını vereceksin!
Sen ve sana izin veren
Yapılanı normal gören
Senin de dolacak süren
Cehenneme gireceksin!
Bu yapılan nefret suçu
Düşünülmeli sonucu
Dokunacak sana ucu
Er ya da geç göreceksin!
Ebu Cehil'in torunu
Azabı bekliyor sonu
Ben mi yaptım diye bunu
Sen kendine soracaksın!
Türkmenoğlu der ki; kalan
Pişmanım desen de yalan
Cehennemin için olan
Hasreti gidereceksin!
Türkmenoğlu (Şükrü Atay)
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta