Duydun mu ...
Nehirlerde bağıran çığlığımı,,
Sesizlikle gömülen kılıfsız mezarımı.
Fırat’la kuşatılmış olan derin hayranlığımı...
Duydun mu ...
Kızıl ötesi bir gezegende: seni çağırdığım da
Gel sevgili dediğim de, bırakıp kaçtığın da
Unutmadım o günü, dün gibi hatırım da
Hangi söz affetirir seni seven bu canıma
Duydun mu ! ...
Ne kadar çok sevsem de,bedualı sözler dilimde
Kıyamam diyemeyeceğim,sözler şimdi elim de
Asır geçti üstünden, bir rüzgarın eteğin de
Yelken açtım sonsuz yıldızların, karanlığındaki derinliğe...
Duydun mu ...
Karanlığım altında ezilen perçelerin
Kurtar dediğinde yılar sonra ki halin
Affet dediğişin de o mahsumane gözlerin
Artık çok geç diyordu beynim ve suretim
YİNEDE !
Ortaya serildi hiçbir şey olmamış gibi yüreğim
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta