bilmediğim yabancı duvarların ardında
neler oluyor
kim bilir
sevgilim gözlerinin
hızla geçtiği duvarlarda yaralı parmak izleri
herhangi bir vakitte ne zaman yakalasam seni
tüm kuşlar kanatlarından vurulur
kıyıda uyuyan denizlerse sokağın başına iner
yavru bir yunusun dudağından duvarlara uzanır dalgalar
dalgalar ki beyaz beyaz köpürür gecenin neftisinde
sabahın nefesinde göç turnalarını seferber eder
kalbinin ışıltılı kandilinde
sayrılı bir bulutum
sarılırım uzun uzun boynunun sülününe
yelkenleri fora serseri rüzgârım dolanırım
sarmaşık koynuna
sevgilim sevgilim aldanma
hayal gemilerinde yalancı kuşlar ötmez çiçekler açmaz
bulutlar yağmur getirmez buğdaylar başak vermez
okuduğum masallardan bir polyanna çıkmaz
her iyimserliğin boynu hızla kırılır
kapı çatlar kalp yorulur
kalemse zehir zakkum
anlasana
iki satır söz yazmaz
aşkı kim kaybetmiş ki
biz bulalım
maceracı kuşların
kurşun kanatlarına kasırgalar iner kumlar savrulur
çoktan gündelik umutların yeldirmeli hırkasının
sökülür ipi düğümlenir yumağı
yollarınsa çeşmesi kurur
kirazı çürür
ah! çok yorgunum çok sevgilim
gözlerinin geçtiği duvarları yıkan tufanlar utansın
içimdeki aşkı dom dom kurşunuyla vuranlar
cehennemin dip kökünde alev alsın
içimdeki müziğin sesini kısanlar
var ya onlar ki
iki cihanın kara lekesi olsun
şimdi sen kaldın duvarsız
şimdi ben kaldım yârsız
sokakların eskiyen pörsük yüzünde ölünç kıyametler
sol avucumda kör sarnıçlar pelerini siyah yarasalar
gözlerime kum döken çöllere varıp
sorsunlar
öldüm mü öldük mü biz
aslında çöl deyip geçmeyelim
çöllerinde bir gururu şanı var sevdiğim
ya benimse benim neyim var
gözlerimde çarpıştırtığım şimşekler
ve yağmurlardan başka
aşk için ölünmezse sevgilim
aşk için de yaşanmıyor zamanla
muhtacım ellerini uzat bana
dokun taşa toprağa ses ver aynalara
dağılsın yüzümün sisi batsın gözlerimdeki karabatak
karanlığı kırsın ışık aksın parmaklarımdaki irin
aksın kan
sırrı dökülmüş aynalardaki yüzüme
eğil de bak
saçlarımın kıvrımlarından yüzümün hüzün engebelerinden geç
kaşlarıma dokunmadan sadece gözlerime in yağmur ol
bakışlarımda yansıyan duvarlara bak
duvarlarında kalbi var sevdiğim
bulunduğu yeri koruyan
muhafaza eden
kabul et sevgilim
yolu senden geçen ebedi aşkın izi kaldı sinemde
gerçek aşkın izlerini yansıtan dev bir aynadayım
sıkı tut elinde aşkı sevgilim kırılmasın ayna
göğsümden göğsüne devamlı
gümüşi bir ışık yanar durur
beni sana esir tutan
seni bana tutkuyla
çevreleyen
ama anlaşılmayan bir şeyler de var hâlâ zihnimde
hâlâ bu sevdanın mayası neden tutmuyor
bu sevdanın tadı neden tumturaklı ekşi
1802202613:29
Kayıt Tarihi : 4.3.2026 20:54:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!