En çaresiz uykumda görüyorum. Ve en bitkin uyanışımda ağlıyorum onu. Sırtımın kamburlaşmış iliği taşıtmıyor kendimi bana. Kendimi, ne gün yüzünün kucağına atıp yeni dökülmüş zift desenli asfaltın üzerinde yürütüyorum. Ne de gece yüzünün aydınlattığı şu yuvarlak uydu gibi ışık saçamıyorum hayata yaşamaya dair.
Bitkinim ve bir o kadar da umursamıyorum takıntılarımı. Ya da beynimin bu saçmalığa adımına çukurumu açarım. Açarım ki yokluğa açılan çizginin üzerine bile boyalanmasın.
Hep beklemek midir ki bu hayatın gayesi? Ya da hep iç çekmek midir ki gidenlerin ardından? Hep gözyaşı, hep dizüstü bi başına...
Ve sinemamda olduğu gibi;
Islanmamış paçalarımla onun gidişine dakik kala, gelişine ömür geçe bekliyorum. Yine yağmur attırdı damlacıklarını. Ben yine bu saldım çayırlıkta dikkat ettim de, damlacıklar dokunmadan birleşiyorlar yeryüzünde. Bizse birleşmeden yıpratıyoruz yakamızı. Aynı olduğu gibi, sen gidenlerden, bense öylece bakanlardanım galiba. Artık suya boğulmuş paçalarımın ağırlığını taşıyamaz olmalıyım ki, diz kapaklarımın tıklamasına bıraktım kendimi. Affet ufuk. Göremediğim sen, sadece batışınla uyandırıyorsun; sıcak yağmurun etkisinden. Beni anca eve sürüklüyorsun kararan hava nedeniyle. Sanki anam babam beni sana emanet etmişçesine hıyanet etmiyorsun. Koruyorsun kolluyorsun gözyaşlarımla.
Biliyorum cümlelerim hep hüzünlü. Ve görüyorum ki bu sokaklar deşildi tuzlu şileplerimle.
Zaten aksi bi konu olsaydı elimde, temiz bi sayfaya değil de gülücüklerimle paylaşırdım içimdekileri.
Epeyi ıslanmış olmalıyım ki; tek bi öksürük alıp götürüyor hiç umulmadık yerlere, düşüncelere. Ve benim filmimde olduğu gibi kansız yıkılıyorum yere...
Bana şair olacak aday var mı ki? Yoksa beni benimle bırakan satırlarımın devasa sırdaşı kalmalı mıyım?
Düşündüm...
Ama elime tek tiryakisi olduğum kalemimi alarak düşündüm. Umutlarımı yeşerten, bu baki yola açılan bakışım, hızlı bi aşımla geri çekiyor yaşları. Ve her şey yerli yerine, eski halini alıyor. Yağmur kendini yeni doğurup sadece çiselenmeye başlıyor usulca. Ufku bu sefer anımsayabiliyorum kendime küstürmeden. Yine gidiş faslının çınladığı o sonu belirsiz noktadan hızlıca bi saat beleriyor gözüme. Ve bana geçmiş matinelerimi sarıyor. Onluluğun öncesini de onluluk vakitlerimi de sırasıyla dolaştırıyor. Bi cızırtı da yok hani plakta. Gayet temizce gezdiriyor gözlerimi geçmiş gülücüklerimle.
Ve artık düşünmeye fırsat bırakmadan;
Yaşadıklarıma da göz atarak çıkarıyorum kendimin ruhunu. Ve sadece benim kıyametime kadar bedenimin bahçesinde bekliyorum. Belki biri gelir de onu ayakta karşılarım...
Kübra ŞenalKayıt Tarihi : 25.5.2009 17:38:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (3)