Güneşlikleri sımsıkı asacağım tepeden. Dişlerim gibi kenetli, kementli olacak hepsi.
Tek söz çıkmayacak esrik zamanlara dair ağzımdan. Çıksa çıksa menteşesi tutuk bir pencerenin gıcırtısına benzeyecek.
Hayır, ne sitem edeceğim artık ne de üzüleceğim. Yalnız ruhların, birbirini gün ışığına çıkarması diyeceğim buna… Bu çok iyi niyetli bir düşünce bile olsa. Belki yalan, belki yanlış durumlara kahrederken…
Düşler; kaç tozlu ruhu tavan arasından indirmeye devam edecek daha… ki, ve dahi, öyle böyle değil” hangi bağlaç uyarsa buraya, gerçeğin ilmeğini örmeye devam edip, duracak gecelerin karanlığından.
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun



