düş yakamdan dediğim düşlerimde şimdi
dolaşıyor o düş senin bu bu düş benim
düş demenin cezası bu olamaz
nedir bu düşe kalka gittiğim tozlu yollar
nedir bu kar düşen saçlarımın beyazlığı
bahanesi buysa bir daha düşün
düşün yanlış yaptığını göreceksin
..
’’Armut piş ağzıma düş’’derler
Nerede görülmüş o düş beyler
Azmedersen eğer bulursun iş
Sonra ocağında pişer çöp şiş
Havadan ekmek yok kimseye
..
Düş Yakamdan artık hüznün tüm renkleri.Gökkuşağı altında yıkansın tüm duruluğuyla sevdam.Kaç bahardır umutları ektim bu çorak coğrafyalara.Umutlarım uzansın gökkubeye,çekilsin tüm azametiyle diye acıları okuttum bu şehrin yalnızlıklarına.Tül perdelerden yaptım örtülerin en hasını.Kimse dokuyamazdı benim kadar sevdanın kilimini.Kimse bulamazdı kararan gecelerde güneşin izlerini.Düş artık yakamdan depresif tüm kesitler.
Elemin kırılganlığında kalsın harfler.Acıları iki büklüm etsin düşüncelerim.Yelkenleri açayım akıl denizinden.Bana ait ne varsa içimde büyütmeliyim benle.Benle hayat gülsün dönüşlerimde.Kıyıya vurulan dalgalar kadar az yaşanmasın mutluluklar.Kaybolmasın sahil kumlarında sevdaya uzanırken tüm sevdiklerim.Çekil önümden vuslatın kahredici perdeleri.Süreyya yıldızı altında mutluyum ben.Zirvelere vurgunum sevdalıyım güzel olan her şeye.Kompozit duygularla geliyorum gerçekliğim sana.
Adını koymadan sade bir düşle uzanıyorum sana.
Tüm öğretilerden çıkınımı doldurdum.Hiç kimse benim kadar nasipli değil çıktığı yollarda.Her derdin devası bulunur.Kimse beni anlamadan çözemez reçetelerimi.Akmayan çeşmelerin kaynağında saklıdır hazinelerim.Ne aradığını bilmeyen ruhların elinde defoludur gizli hazinelerim.Yitirilmiş bir geçmişin alacakaranlığından aydınlanmaz sokaklarım.Ey! uykusuz gecelerimin sadık dostu aklım.Ben yalnızlığımın birine seni koydum.En yanı başıma.Artık onbir kat daha güçlüdür hayata meydan okumam.Sen yanmdasınya.Ne bir engel tanır kişiliğim nede ızdırabın gölgesine ekilmiş hayatları yaşatır artık sevdam.Ben ve sen iki düşüz bu şehrin apansız kıpırdanışlarına.Ey! hayat biz geliyoruz.Pozitif yaşamın sevdalısı türkülerle..Baktığım her yer Süreyya yıldızı.Gördüğüm tüm renkler mavi.Seçtiğim tüm değerler altından işlemeli.
Ey! Hayat Bekle biz geliyoruz.Hiç bir engel tanımaz artık bu yürek.
..
Yıllarca
Bir düş’ün, hayalin
Peşinde gezdim
Gördüğüm,
Düş müydü, hayal miydi gerçek miydi?
Bir muammaya döndü çözdüğüm
Düş neydi, hayal neydi, gerçek ne?
..
Belki beni anlarda gitmezsin diye ümitler besledim
Oysa sen bu ayrılık planlarını çoktan kurgulamışsın
Bense sıcak yuvanın hayalini özlemini düşlüyordum
Daldığım, bir hayaldi umutlarım vardı ama gitmiştin
Belki beni terk edenler değil rabbim hoşnut edecektir
Zamanı gelince rabbim gönlümdekini verecek dedim
..
Günaydın nutku tutulmuşluğum
Havalanıpta sinmişliğimden
Sevdasına pır telaş konmuşluğum.
Günaydın yürekte yuva boşluğum
Yatıpta rüyasına özleminden
Bir düş kelebek, bir düş kuş olduğum...
..
Sensiz nefes aldığım zamanları ömrümden siliyorum,tecrit edildiğim hücremde cehennem ateşlerinde yanarken soluksuz senin aşkının emekçisiyim ben,eşhalsiz intiharları silmişim özümden, gözlerimi mıhlamışım ya gönül haznene, ömür haneme yazılan düşsüzlüğüme yanıyorum.
Ferhat sabrında aşkı giyindim üstümeMecnun tadında hüznü yükledim heybeme sevdan kanıyor yüreğimde ben kanıyorum yavaş yavaş içime tozlu çekmecelerde saklanan gül gibi, her yaprağımda bir hikaye, her dikenimde bülbül ağıdı, güz sancılarımda hasret, hazanımda tek mısralık düş kokulu senlerim var benim
Sensiz nefes aldığı zamanları ömrümden siliyorum. Tecrit edildiğim hücremde cehennem alevlerinde yanarken soluksuz bir aşk neferiyim sanki, eşgalsiz intiharlar yanı başımda, gözlerini mıhlamışım ya gönül hazneme, ömür haneme yazılan düşşüzlüğümde sallanıyorum.
Ferhat sabrında aşkı giyinmişim üstüme, Mecnun tadınla hüznü yüklemişim heybeme, yaralarım kanıyor, kimse bilmiyor. Tozlu çekmecelerde saklanan gül gibiyim, her yaprağımda bir hikaye, her dikenimde bülbül ağıtı, güz sancılarımda ayrılık, hazanımda tek mısralık düş kokulu heveslerim var..
..
Gülümsemen bir ışık,bir mutluluk,bir ateş
Benliğim sallanır,olur virane,olur keşmekeş
Konuşman bir masal,bir ninni,bir şiir
Ruhum başka diyarlara bilsen nasılda gider gelir
Bilmemelisin,bilinmemeli yüreğimin şu hüzünlü sesi
Bir sır olmalı,bir düş,bir gölge gibi
..
Rüzğarın esintisi vuruyor yüreğime
Bulutlar karşı tepede bakıyorum sessiz
Karanlık cökünce senler ve benler
Kala kaldım düş sokagımda rüyalarla
Korkuyorum ansısızın sokaklar bom boş
Ürpekliğimden cekiniyorum penceremden
..
Karia
Zamanını bilmediğim
randevuya
gelirsin elbet.
Hemen gelmeyecek olursan
Boğazıma
Yüreğimin attığı
..
dayanıksızlık var mıdır
gözlerimin kaydığı yerde
gölgeye dürülmüş çomar
düş aralığıma durmuş mu
yattığı yerlerde midir pes
sensizliğimden erinçsizlik
..
Tüm yol hazırlıkları tamamlanmıştı
Eski püskü eşyalarla dolu küçük bir kamyonet
İki sumak saksısı,onlar da hazırdı gitmeye artık
Merinin düş kentine doğru,yeni yeşil yaşama gidiliyordu artık,
Küçük küçük,not yaprakları elindeydi Merinin
Bugün saat 09 da yola çıkılacaktı
Bu küçük not artık yolda mola vermeliydi
Merinin düş kentine giderken bir süre eşlik edecekti sadece..
Vadi boyu ilerlerken yeni kentte, yeşil bir yol eşlik edecekti
Vadi yemyeşil bir örtüyle bezenmişti sanki
Gelincikler hafif boyunları bükük halde el sallıyorlardı
Merinin düş kentine gidiş yolunda..
Şair Meral&Meri
26.03.2012.
..
Düş
Düşünde
Düş
Görmüş
Düşünde
Düşüncesi
Düşerken
..
yamalı düş bohçamı açtım
pullu gece aydınlıklarına
zifiri karanlığa inat
hiç göğe çıkamadım
sakız yapıştı ayaklarıma
hep düşüşteyim
ıska geçiyorum
..
Sararan Yapraklardan
Sararan yapraklardan sana derin düşünce!
Dallardan birer birer kopup yere düşünce!
Canından can çekilir, dilin/nefesin donar;
Bir bitişin korkusu yüreğine düşünce...
..
Bir düş gördüm senli benli
Hayra yoracaksan var sen yor.
Ayırılık türküsü söylüyordu bulutlar,
Bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu.
Gök ağladı ben ağladım dün gece.
Ayaklarımda sarı çamurlar,
Başım ellerimin arasında iliklerime kadar ıslandım.
..
Düş sokaklarımda seni düşlerken şeytan çekiciligini
Bana anlatmadığın seni? aslında gerçekten bildigimi
vuslat benim içinse eger sendeki şeytani caziben çıplak
girdap mahzenlerimde düş kırığım ve yalanımsın benim
Çığlık gibi büyüyen sendeki yaramaz çocuk dehşetin
Günahlarınla boyadın bana gösterdigin tualdeki resmin
..
Ömrün boyu bir mutluluk görme dünyada
Gönlüne hep uzak kalsın erme murada
Candan sevip hem de sevil ancak rüyada
Sende benim halime düş yaşa da anla
Dudağımda bedduasın gözümde zalim
Tabuları yıktım artık bitti helâlim
..
Yağmurun yüceltisine tutunup şiir okumaktır sana aşk olmak
İyi halli bir dünyanın yükseğine çıkarak mutluluğa sokulmak
Seviler doğuran anaların ellerini sevgiyle öpmek ve ağlamak
Ve unutulmuş sevinçlerin güvertesinde sonsuzluğu kucaklamak.
Türküler asıyorum yüzüme, içimin coğrafyasında bin yıllık kederler. Aşka boyuyorum sokakları, ellerimde üşümüş düşler. Dudağımdan ismin düşmüyor asırlardır, nicedir yasta zamanlar. Köpüklü nehirlerde yıka ruhumu yokluğumda yar, kangren sırlarla geçemez sevdanın coğrafyasını sevgisiz gemiler.
Rüzgâra küsmüş gülleri ayaz sarar gecenin öte yakasıyla. Karanlığı içen gölgeler uykulu kentlerden geçer, aynı karanlığı öperek bir adam düşlerdeki sevgilisini öper. Uzak dağların yankısına sarılır o anlarda aşk, kıyım sarılışların terli avuçlarından sular içer. Küskün güller sevinçle sarar ruhu, ayaz erir camda, buz ılık ılık akar kanımda. İçim aşkla dolar yar, seninle yoldaş olurum karanlığa.
..
Benden öncede vardı deniz,
tomruk sal olup indi,
ufukta gök denizle birleşti.
Issız adaya düştük,
ateşe verdik, karada gemi
yüzdürdük,
Denizin altına indik,düş kurduk
..



