Yangınımızın közlerinden bir zeminde sana sarılır benliğim, soyutlanmış bir yaşamdan. O soyutlanmış yaşam ki! Mutluluklarının sarmalında ve notaların tınılarında coşkuyla sarılırken birçok beden, tek tek kırılır tellerim, perdelerim düşer donuk zamanlara… Anlayamadan.
her türlü esaretten
kurtararak hayatımızı,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Düşle gerçeğin sarmal olduğu zamanlar bu olsa gerek.Birbirlerine muhteşem bir akış, ancak Rengin Hanım'ın gönlüne denk düşen...Sevgilerle.,,
Enver Özçağlayan
düşsel zenginlikte
dokunurum sana
zamandan kopuk
gerçek kadar yakıcı
gecenin en kuytu anında
yıldızların şahitliğinde
sesim fısıldar ismini
şiirde sevgi; ... gerçeğin umutsuzluğunda geceye düşen düşlerin rengini buluşudur.ama düşlerin sabahında sevgi, melodisini düşten öteye yansıtmış şiirin yürek notalarında...dileğim fısılsından kurtulup düşlerdeki ismin haykırışlarla yankılanması kullağında sevgilinin..kutlarım bu enfes şiirinizi Rengin Alacaatlı.
Hicran kaleminin gönül kalesindeki mermer taşlarına her dokunuşunda,Hasret mızrabının yürek tellerine her vuruşunda,Ayrılık bestesinin notalarının zaman ve mekana yenik düşüşüne rağmen,O'nsuzlukta O'nu yaşamanın zorluğuyla,düşlerde aranan mutluluklarda kendimizi bulabilmek.Uzanmak ama dokunamamak....Velhasıl güzel bir hicran,özlem ve sevda türküsü okuttunuz Düş zamanlarda....Tebrikler üstadem.Kaleminize ve yüreğinize sağlık.
Ben dallarımı kendi baharımda donatacağım,
Kızgın güneşe tek başıma yürüyeceğim...
//
zevkle okudum kutlarım,sevgiler...
Gurbetin,hasretin ve özlemin ifadesini doruklara taşıyan nesir ve şiir karışımı güzel bir paylaşım okuttunuz.Tebriklerimle.
Güzel bir şiir okudum....kalemine ,Yüreğine sağlık...
Hayatımız içsel ve dışsal çelişkileriyle savaşırken yüreğinde; bazen ürkerek dinlenen notalarda, bazen kaçamak dokunulan tenlerde ve bazen de yalnızlıktan sırılsıklam olmuş duyguların ıslak yatağın hayallerinde bir iç içe, bir uzaklarda buluruz kendimizi…
Anlayamadan…
Yüreğine sağlık sevgili Rengin, tebrikler. Yine güzel bir şiir okudum kaleminden…
Sevgilerimle.
Kazim UZUN
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta