Uyanınca eksik bir şey var içimde.
Yastığın soğuk tarafı gibi
adı konmamış bir boşluk gibi.
Gece boyunca sen vardın,
saçların omzuma dökülen bir sükûttu,
ellerin avucumda yavaş yavaş ısınan bir dua gibiydi.
Şimdi sabah,
her şeyi geri almış bir alacaklı gibi
kapımda dikiliyor.
Hangisi yalan beni kandırdı?
Gece mi, yoksa gündüz mü seni benden çaldı?
Bir düş,
nasıl olur da bu kadar ağırlaşır kalpte?
Nasıl olur da uyanınca
insanın omuzlarına görünmez taşlar yükler?
Pencereyi açıyorum,
güneş içeri doluyor
ama içimdeki karanlık
yerini terk etmiyor.
Demek ki ışık
dışarıdan gelmiyormuş.
Seni düşlerken
tenin vardı,
sesin vardı,
nefesin omzuma değen sıcak bir gerçekti.
Şimdi sadece hatıra kaldı,
ve hatıralar
dokunulmaz oldukları için
daha derinden kanatıyor.
Gerçek dediğimiz şey
belki de eksik olandır.
Düş ise
tamamlanmış bir özlem.
Ben hangisinde yaşıyorum bilmiyorum.
Ama bildiğim şu:
Sana kavuştuğum tek yer
gözlerimi kapattığım an.
Ve her sabah
gözlerimi açmak
senden biraz daha vazgeçmek değil,
seni kaybetmeye yeniden uyanmak gibi.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 25.2.2026 17:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!