Yalnız geçiyor ömür mutfakta pişmez aşım
Yüreğim yan piş artık, ocak senden utansın
Birikirken kaynayıp volkan olan gözyaşım
Cemre olup düş artık, yer gök toprak uyansın
Ruhum üşüyor sanki ateşlere sarıldı
İçimdeki fırtına yavaş yavaş duruldu
Kalem bile yorulup ortasından kırıldı
Ne yazarsam boş artık, kırılan kalem yansın
Kapı zilim pas tutmuş kaç zamandır çalışmaz
Öyle soğuk ki dünyam gönül buna alışmaz
Dostlar uzakta durur soframıza ilişmez
Az buz değil yaş artık, beden nasıl dayansın
Gönül falan koymadım hiç kimseye küsmedim
İçimdeki çocuğun sesini hiç kısmadım
Bir mucize bekledim umudumu kesmedim
Güneş bile loş artık, sen bunu ilk duyansın
Mutluluk nasıl bir şey unutturdu kaderim
Kan kusarken görseniz kızılcık suyu derim
Öyle bir gülümserim anlaşılmaz kederim
Başkasına eş artık, beni yalnız koyansın
Zannetme ki güçsüzüm derde boyun eğerim
Hastalığı da yendim temizlendi ciğerim
Zeki ismi duyuldu yok sandığın değerim
Bir kaç değil beş artık, sense eksik sayansın
Bak yine hatırladım öyle bir anda seni
Bu dertlerim bin yıllık sanma sakın çok yeni
Unutmaya çalıştım yanağındaki beni
Gördüğüm bir düş artık, zehirli bir çıyansın…
---------------------- 300320200329
Zeki Kaymakcı
Kayıt Tarihi : 27.1.2026 19:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!