Kel diye kimseler ile şimdiye kadar alay etmedim, şimdiden sonrada etmem, merak etmesin saçsız arkadaşlarım. Ancak bizde de şöyle bir laf var, bir çoğunuz bilirsiniz ''Durumlar kel acele gel.'' tabi burada durumların kel olması mecazi manada kullanılmış, hemen fark ettiniz... Durumlar kel abi diye size telefon açan ya da haber veren birine, ''Hemen elime tarak alıp geliyorum.'' demezsiniz... Ne dersiniz, ''Sen onları oyala ben hemen yettim Yetiş Bey gibi.'' diyebilirsiniz...
Yıllar yılı gazetelerde görürüm şu ilanı ''Müjde kelliğe çare bulundu, bu mucize ilacı tak diye alıp saçsızlık derdini şıp diye çözeceksiniz.'' Bir de tanınmış gazeteler verirler bu ilanı da ben şimdiye kadar o ilacı kullanıp da ''Hah ben de bu ilaç ile sırma gibi saçlara kavuştum.'' diyenini görmedim... Belki de bana denk gelmedi bu vatandaş...
Umarım kızmıyorlardır kel, pardon saçsız vatandaşlar bana... Bir dolu kel atalarımızda olmuştur geçmişte, öyle ya herkes sırma saçlı mıydı sanki? Siz o Tarkan ve Karaoğlan filmlerinde ki tiplemelere aldanmayın sakın, onlar belli ki kurgu... ''Kelin merhemi olsa önce kendi başına sürer.'' diye de güzel bir ata sözümüz var... Otuz sene de saçın dökülecek, iki merhem süreceksin saçların şıppadanak yerine gelecek... Ama böyle bir merhem bulunsa da ücreti herhalde bir servet olur gibime geliyor...
tuzak ev,dilsiz baba,yenik anne...
İşte hepsi bu...
Hayallerini yak,evi ısıt.
Gideceğin en büyük oda arka odan.
İçerden sesleri geliyor annenle babanın,
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta