23.3.1955 yılında Kahramanmaraş/Elbistan ilçesinde dünyaya geldi.İlköğretimi(ilk ve orta okul) Elbistanda bitirdi.1971-1972 öğretim yılında Mersin Öğretmen okulundan mezun oldu (Lise düzeyinde) .
Beş yıl ilkokul öğretmenliği,üç yılda Tarım bakanlığına bağlı bir kamu iktisadi kurumda çalıştı.Bu arada Ankara Gazetecilik ve Halkla ilişkiler Ve İstanbul Şişli Siyasal bilimler fakültelerinde birer yıl okudu devam etmedi bıraktı.
Haziran 1980 de Eskişehir eğitim enstitüsü
Türkçe bölümünü bitirdi.
1980 de babasının rahatsızlığı ve vefatı nedeniyle memuriyeti bıraktı ve bir daha da dönmedi.
Altı yıl mahalli düzeyde radyoculuk yaptı (1994-2000) .
Beş yıl İstanbul/Fatihte Değişim dergisi yayın kurulunda bulundu ve yazılar yazdı (1994-1999) .
Değişik mahalli dergi ve gazetelerde halen yazıyor.
2006 ocak ayından beri de kendisini şiirle ifade etmeye çalışıyor.
Evli ve 6 çocuk babası.Halen serbest çalışıyor...
Eserleri
yayımlanmış her hangi bir eseri bulunmuyor.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!