Anlatsanda derdin kimse anlamaz.
Dedi kodu yapar yozlar emekli.
Namerdin yanında durup kalamaz.
Eline bulaşır tozlar emekli.
Kulakları sağır etme, duy beyim.
Sorunlarım yumak oldu çöz emi.
Kaç ay oldu, kaç yıl oldu say beyim.
Ördekleri sayıp, kaz deme emi.
Dinlemeden bakıp gülme halime.
Dünya ahvalini, kendimde gördüm.
Bir açık dilekçe,yazdım emmioğlu.
Dünya marketinde, sıraya girdim .
Torpilin şahına, kızdım emmioğlu.
Geçmişle gelecek, farkını bilmem.
Bu düzende sapla saman karıştı.
Uçkur tutmaz, don çözüldü emmioğlu.
Yarasalar sülüklerle barıştı.
Söz tutulmaz yan çizildi emmioğlu.
Bağdat’tan dönmüyor artık hesaplar.
Güller açtı bülbül erdi murada.
Erbaa’ya bahar geldi nazlı yar.
Giden geldi kırlangıçlar sırada.
Erbaa’ya bahar geldi nazlı yar.
Buram buram iğdelerin kokusu.
Erbaa’ya bahar gelmiş nazlı yâr.
Yeşil halı çimenlerin dokusu.
Erbaa ‘ya bahar gelmiş nazlı yâr .
İçim hoştur kırlarını gördükçe.
Eller bu dünyada murat alırken.
Bir hayırsız yare düştüm erenler.
Elalem ağlayıpta gülerken.
İpim ile dar’a düştüm erenler.
Yâr deryada, ben karada yüzerken.
Bahar gelip,gül açılmaz bağımda.
Deli gönül kalır, düşe erenler.
Kar yağınca, erimez ki dağımda.
Dertli başım kalır, kışa erenler.
İçimde kilitli dert kapısını.
Açarım bakıpta göresin diye.
Aşka çare ise ver tapusunu.
Açıpta kapısın giresin diye.
Ovada koç meler, dağlarda elik.
Kızlarla kızanlar bayram yerinde.
Hal hatır sorardı bre Hasan’ım.
Canlar kurulunca yer minderinde.
Dostları arardı bre Hasan’ım.
Şimdi kaldımı ki eski bayramlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!