Bizim buraların incir üzümü.
Olsunda görelim, güz gelsin hele.
Yaban ele atma, dinle sözümü.
Varıp eğlenelim, saz gelsin hele.
Hasret sevdaları getirir dize.
Nasılda yanarım, hele gelde gör.
Çapağı karışır kirpiğe göze.
Ellerin ıslanır, hele silde gör.
Solarmı sanırsın, baharda gülü.
Görmek bana, sormak sana düşüyor.
Aynı yerde kim otluyor hemşerim.
Hal bilmezler yaraları kaşıyor.
Parsları kim topluyor hemşerim.
Elimizde pankartlarla, bayrakla.
Kaç yalana alkış tuttuk hemşerim.
Yılan bitmez, birer birer saymakla.
Zokaları nasıl yuttuk hemşerim.
Cennet diye, cehenneme dadandık.
Şöyle bir baktımda şimdiki çağa.
Kilit ayar tutmaz, kapısı bozuk.
Geçmişi yok sayar bey ile ağa.
İnsafı kalmamış, yapısı bozuk.
Mevsimler değişmiş, kış olmuş güzü.
Her bir parçam başka yerde.
Bulamıyom gönül sızım.
Akıl bırakmadı ser’ de.
Gelmiyor ki kıştan yazım.
Yediğimiz ekmek acı.
Uykularım bölününce ağladım.
Geceleri mor dağlarda kaldım hey.
Avcı gördüm, ceylanları bağladım.
Sevdasını yüreğime aldım hey.
Yıldızlarla gök yüzünü taradım.
Hüzünle çağlayan, gözüm yaşları.
Damla damla düşer, tutulurmu hiç.
Gönlüm yaralayan, yâr bakışları.
Yürekte kor olur, yutulurmu hiç.
Göz yaşını döken, bulut ağlarsa.
Zengin sofrasına oturdum diye.
Cakasından geçilmiyor hırbonun.
Yiye yiye yağı bitirdim diye.
Cakasından geçilmiyor hırbonun.
Mankurtlaşmış biat eder beyine.
Uçuruma varmadan hızır.
Tuttu kollarımdan birden.
Umudum ışığa nazır.
Kesti ayaklarımı yerinden.
Çam kokulu sudan içerken.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!