Bir zamanlar hiç avuçta durmazdım.
Kolum kanadımı kırdı şu felek.
Kimseden derdime ilaç sormazdım.
Beni yüreğimden vurdu şu felek.
Hükümüm geçerdi yüce dağlara.
Şu yalan dünyada kaldım başıma.
Kadir kıymetimi bilmedi felek.
Dostum dediklerim geçti karşıma.
Bir gün olsun şansım gülmedi felek.
Yandı yapraklarım, külü savruldu.
Atıp tutup ülkeyi, karanlığa götüren.
Ey diye atılan, naraları fos çıktı.
Sükuneti bozupta, dengeleri yitiren.
Tesbih gibi dizilen, sıraları fos çıktı.
Gidilmedi yıllardır, arpa boyu ileri.
Canını emanet edip çakala.
Şeytanı dost gibi, görmektir gaflet.
Çağdaş uygarlığa, tam çeyrek kala.
Yobazın çarkına, girmektir gaflet.
Aklını kullanıp, var ki yerine.
Sinende açılan güllerin oylum .
Açılır bağrımda gam çiçekleri.
Gelincik gibi eğilir boynun.
Açılır bağrımda gam çiçekleri.
Kokun rayihadır, burnumda tüter.
Tam kırk yıl önce,şu bizim köyde.
Ocak yanar,baca tüterdi gardaş.
Çarşıda,pazarda dolardı heybe.
Terli kazançları,yeterdi gardaş.
Eller kelepçeli, bilim kodeste.
Nasıl sarılacak bu yara gardaş.
Dualar asılı, kin deste deste.
Güneşler doğmuyor yol kara gardaş.
Bilmem ki merete nasıl demeli.
Kibirle duruyor pozlara gardaş.
Yıllarca ceplerden çıkmıyor eli.
Gülüyor yolunan kazlara gardaş.
Akıla zarardır her geçen sene.
Silah değil kalem aldım elime.
Vur dedin işte vurdum gardaşım.
Hiçbir yalan söyletmedim dilime.
Sor dedin işte sordum gardaşım.
Mektup getirmiştin nazlımdan bana.
Özgürlüğün yeşerdiği dağlara.
Düz ovadan çıkmalısın gardaşım.
Yemiş veren baçelere bağlara.
Yükseklerden bakmalısın gardaşım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!