Ela gözlü güzel nazlı cananım.
Dünyadan sefayı sürmeden gitme.
Elleri allarla kınalı hanım.
Dünyada gününü görmeden gitme.
Tapusuz görünce gönül bahçemi.
Kimin diye sormuş ela gözlü yar.
Artık süslemiyor düşler gecemi.
Hayal dağa vurmuş ela gözlü yar.
Kokulu türküler seyrine varmış.
Ak düştü saçıma, derten kederden.
Divane halime, eller sevinsin.
Zülüfler önüme, döküldü birden.
Yalayıp savuran, yeller beğensin.
Ne kara kaşın kalmış, ne selvi boyun.
Anlatsanda derdin kimse anlamaz.
Dedi kodu yapar yozlar emekli.
Namerdin yanında durup kalamaz.
Eline bulaşır tozlar emekli.
Kulakları sağır etme, duy beyim.
Sorunlarım yumak oldu çöz emi.
Kaç ay oldu, kaç yıl oldu say beyim.
Ördekleri sayıp, kaz deme emi.
Dinlemeden bakıp gülme halime.
Dünya ahvalini, kendimde gördüm.
Bir açık dilekçe,yazdım emmioğlu.
Dünya marketinde, sıraya girdim .
Torpilin şahına, kızdım emmioğlu.
Geçmişle gelecek, farkını bilmem.
Bu düzende sapla saman karıştı.
Uçkur tutmaz, don çözüldü emmioğlu.
Yarasalar sülüklerle barıştı.
Söz tutulmaz yan çizildi emmioğlu.
Bağdat’tan dönmüyor artık hesaplar.
Güller açtı bülbül erdi murada.
Erbaa’ya bahar geldi nazlı yar.
Giden geldi kırlangıçlar sırada.
Erbaa’ya bahar geldi nazlı yar.
Buram buram iğdelerin kokusu.
Erbaa’ya bahar gelmiş nazlı yâr.
Yeşil halı çimenlerin dokusu.
Erbaa ‘ya bahar gelmiş nazlı yâr .
İçim hoştur kırlarını gördükçe.
Eller bu dünyada murat alırken.
Bir hayırsız yare düştüm erenler.
Elalem ağlayıpta gülerken.
İpim ile dar’a düştüm erenler.
Yâr deryada, ben karada yüzerken.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!