İnsanoğlu iki bin yıl önce milatla tanıştı. Bin yıl önce tek tanrılı dinler evrimini ve yayılmasını genel hatlarıyla tamamladı. Son bin yılda ise bilim ve teknoloji çok hızlı bir mesafe kaydederek, dünya siyasi haritası ise son şeklini alarak milenyuma ulaştı.
Bilim ve teknolojinin ivmesindeki korkunç artışı somutlaştırınca; son yüzyılda alınan mesafenin önceki bin yıla, son on yılda alınan mesafenin son yüzyıla yüzyıla, son on yılda alınan mesafenin ise son bir yıla sığdığını görürüz.
Önümüzdeki bin yıl içinde insan; zaman, mekân ve ölçüde yeni keşifler yapacaktır. Yani zamanı daha farklı bir biçimde yorumlayacaktır. Milat kavramı göreceli hale gelecektir. Bir yerine birden fazla milat literatüre girecektir.
Mekân kavramı da değişecektir. Üç boyutun üstüne çıkılarak altı boyutla tanışacaktır insanoğlu. Bulunduğu yerin aslında bulunmadığı yer olduğunu keşfedecektir. Yedinci boyuta ise insanoğlu dördüncü bin yılda ulaşacaktır. Bu boyut aklın yüzde yüz kapasite ile kullanıldığı boyut olacaktır. Tanrının kalkmasına müsaade ettiği tüm perdeler kalkacaktır.
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta