Dünya'dan ziyade
Duyguların talân edildiği
Yüreklerin acımasızca ezildiği
Yürüyen cesetlere ömür biçildiği
Atan kalplerin yalnızlığa itildiği
Bir çağdan sesleniyorum..
Heves kölesi ruhumla
Sevmenin, sevilmenin,
Sevip, sevdirenin,
bir tebessümün, bir ince düşüncenin
mumla arandığı bir zulmün otağında
Dilimin bağını çözüyorum..
Beni benden iyi bilensin Rabbim..
Bu aciz bedene, çokça
değer biçmişken SEN
Yol almadan,
olduğum yerde saymaya
hakkım yoktur, bilirim..
Ey Allah'ım,
Âşıkları aşk acısına alışık kıl..
Senin aşkının hüznü hariç,
bütün acılardan azade kıl..
"Kırık kalpte benim evim var" buyurduğunu öğrendim..!
Ey Rahmân ve Rahîm olan Allah'ım!
Kalbim kırık,
Evinin sıcaklığını hissettiğim gibi
Terbiye et şu gönlümün âsiliğini
Kendi ahdine vefâ kıl beni..
Senden başka sığınacak yerim yok,
Senden başka hiçbir şey istemiyorum..
Duâ eden ellerimi tutmazsan,
elimi senden başka kim tutar?
Kırılan kalbimi kabul etmezsen,
Kırık kalbime başka kim ev kurar?
Ben ki, bu dünyanın haline yandım
nasıl bir yer olduğunu anlayınca
altında bir çiçek gibi ezildim kaldım.
Bu yüzden bu masmavi dünyada
ne bir gül kokusuna
ne bir renge ulaştım.
Ben eskimiş bir defterin
iki sayfası arasında değil,
milyonlarca insanın arasında
kurutulmuş bir dağ çiçeğim.
Rüzgâr, kopardı beni yurdumdan
Soğuk, kırdı bağrımı ortadan?
Güneş kavurmak ister yaprağımı
Yağmur kurutabilir mi göz yaşımı ?
Gülüşlerime gem vuruldu
Hüznüm kırbaçlandı
Ne suçlu bulundu
Ne de savcı arandı
Yaşadıklarımdan öğrendiğim
Tek kural vardı
Ne gelse baş'a
Yalnız benim imtihânım dı..
Ruhumun Hira'ya gidesi var
Bu yalan diyârdan kaçıp
Nur dağına sığınası var
Ashab-ı Kehf gibi
bilmem kaç yıl uyuyası var
Kabe'nin duvarına başını yaslayıp
Göz yaşı kuruyana kadar
Ağlayası var...
Boşa kürek çektim
Çamurdan yalın ayak geçtim
Kaybolmanın en dibindeyim
Ve bu kayboluşun adı "dünya yeri"
Nereye varsan "varamadığın" dedikleri
İnsan, ne kadar yaşarsa yaşasın
Ne kadar çabalarsa çabalasın
Zaten yarım kalmışlıklarıyla gidecekti
Ve fâni bir ömre bedel sürülecekti..
İçimde kurak çöller var, Allah'ım
Fakat sen yağmurunda Rabbisin
Bunaldığım dün'ümden bugüne çıkardın
Bugün'ün sıkıntısını yarına bırakmadın
Biraz tevekkül, biraz sabır, biraz zaman
Sen ki sadece gönüllerin değil,
Kurumuş çiçeklerin de sesini duyansın!
Ben Dünya'dan ziyade, ruhumla revânım
Hep adınla başlar, adınla tamamlanırım
Şimdi sustu kalem, kelâmlar duâma eş
Yarınlar kış'a müptela,
"bahar'a" yine geç kaldım..
✍ 28.02.2025
Kayıt Tarihi : 6.05.2026 10:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Geç kalınan bir hikaye..




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!