Dünya bir pencere, her gelen bakar,
Kimi çiçek eker, kimi can yakar.
Ömür dediğimiz bir nehir, akar,
Menzile varmadan durulur bir gün.
Cebinde umutlar, elinde çiçek,
Kimse bilmez ne gün vade yetecek.
Sıradan bir günde her şey bitecek,
Defterler orta yerinden dürülür bir gün.
Yarım kalır mesaj, yarım kalır söz,
Hasretle kapanır o buğulu göz.
Yürekte sönmeyen bir parça kor köz,
Toprakla vuslata sarılır bir gün.
Pazar listesinde ekmekle sütte,
Bir çocuk hevesi kalır o ciltte.
Gülüşler asılı sessiz bir dilde,
Dünya hevesinden soğulur bir gün.
Sinema biletleri cepte beklerken,
Veda vakti gelmiş çokça erkenden.
Ayırmak imkansız ruhu bedenden,
Emanet sahibine verilir bir gün.
Kimisi sporla genç tutar teni,
Kimisi özlemle bekler gideni.
Sormazlar haklıyı ya da nedeni,
Can kuşun kafesten ayrılır bir gün.
Torunun süslediği o narin eller,
Yarına kurulan pembe hayaller...
Sessizliğe bürünür konuşan diller,
Musalla taşına varılır bir gün.
Erteleme sakın, sevdiğin söyle,
Gönül yıkma sakın, yaşama öyle.
Dünya bir handır, geçerler böyle,
Kervan menziline sürülür bir gün.
Yarını bekleyen yarına çıkmaz,
Ecel geldiğinde yaşlara bakmaz.
Gidenler dönüp de maziye akmaz,
Hesaplar inceden görülür bir gün.
Garip Murat der ki; kırma kimseyi,
Gönül al, sevgiyle donat her şeyi.
Görmeden o malum, son mertebeyi,
Kefenle toprağa sarılır bir gün.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 16:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!