Sonunu bilmediğimiz bu yolda ne de rahatız.
Yazık olmuş hayatlar gibi,
Mehdîsi gelmemiş zamanlar gibi,
Deccal'le geçirilmiş kırk gün gibi,
Uzak görünen yakınlar misali.
Akan derelerde boğulmak var,
Buz tutmuş yamaçlardan düşmek var,
Zinanın bir kadının gerdanına dolandığı anlar,
Gömleğinin arkası yırtılan bir Yusuf var.
Piramitlerden düşenler,
Süleyman'ın kubbesine tünedi,
Ölü çocuk cesetleri Beyazıt'tan
Ayasofya'ya günlendi.
Bir yakadan diğerine süzülen iki kız,
Fenersiz denizin sırdaşı olmuş;
Denizin dalgası, göğün karası,
Gönlün yarası, dost meclisinin
Müdavimi olmuş.
Sırlar açılmış, varlar yok olmuş,
Devir dahim olmuş,
Sular değirmenden akmış da yolunu bulmuş.
Yalanı söyleyen insan,
Yalansızın bağında ölü bulunmuş.
İnsanoğlu, bu dünyadan
Konar, göçer olmuş.
İnsanoğlu, bu dünyada
Bir var, bir yok olmuş.
Kayıt Tarihi : 25.1.2026 00:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!