Dünya bir çalar saat,
Sağ adım akrep,sol adım yelkovan.
Yada sol adım akrep,sağ adım yelkovan,
her ne olursa olsun,biri önde gider.
Her saat dönümünde çalar saat
Gözyaşlarıyla bir kuş çıkar haykırır,
İçindeki isyanını anlatır.
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




monoton bir yaşam,
Acaba ...?
Ama ben katılmıyorum.
Çok çok eskilerde TRT 'nin tek hakim olduğu dönemlerde, olaki gazetelerde gördüdüğüm bir olayı anlatmak istiyorum.
İki özürlü kardeş görüntüleri vardı,ikisi erkek,
elleri,kollları ,yoktu.İkisi ayaklarının baş parmaklarıyla karikatür çiziyorlamış,
Yakalanıp siyasetten yargılanıyorladı.
Koskoca devlet bu iki özürlünün beyninden,çizgisinden çekiniyordu-korkuyordu.....!
O günden ve o özürlü kardeşleri gördükten sonra
yaşamın monoton olmadığını öğrendim.Yeter ki azim olsun,kişinin yapamayacağı başaramamayacağı hiç bir şey yoktur.
İnsan çarklar arasında sessiz ,sakin ve sonsuza
dek uyuyursa suç,insanda değil,kendine yüklenmiş
kişiliktedir.
Kişilik çok önemlidir.Birey olma bilinci çok önemli,
çarklar hiç önemli değil.Azim,çarkları en zayif halka
dan yırtar-kırar işlevsiz kılar.Hatta yeniden tersine kurup döndürmeye çalıştırabilir.
Eli kolu ,olmayan ve ayaklarıyla siyasi-fikir suçlusu yargılanan iki özürlü kardeşin azmi gibi...!
................akrepsiz,yelkovansız bir dünya ya
doğru yürüyelim mi ?
Tebrikler.
büyülü bir anlatım, zevkle okudum ve derinliklerine daldım, kutlarım...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta