Her birimiz., burnunda bir şişe şampanya patlatılarak coşkuyla denize indirilen gemi gibiyiz...
. ,
Ama hangi denizde batacağız., hangi sahilde karaya oturacağız., hangi limanda yolcu alıp-yolcu indireceğiz., hangi denizde hangi gemi ile düdük çalarak selamlaşıp geçip-gideceğiz ya da kafa kafaya çarpışacağız…
. ,
Bütün bunları bilemeden., başıboş., yelkensiz-dümensiz bir tekne gibi dolaşıp duracağız açık denizlerde., kızağa çekilip., söküleceğimiz güne doğru., gün doldurarak. . .
. ,
Ve İçimizden ‘umut’ adını verdiğimiz bir sesin söylediği., dinlemelere doyulmaz o türküleri dinleyerek. . .
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



