...
Geçtik su ile dağın, birleştiği yerlerden
Islanmıştı libaslar, akıtılan terlerden
Aşıp ufak tepeyi, son Çinigöl’ü bulduk
O gün dağları geçen, iki muzaffer kulduk
Zirveden gördüğümüz, kampa gelince durduk
Misafiriz diyerek, selam verip oturduk
Katran odunu yanmış, kırmızı köz olmuştu
Biz oturur oturmaz,bardağa çay dolmuştu
Bu ateş ve demli çay, gerçek “ Ateş Pahası”
Misafir için vardı, ikramların dahası
Geç kalmamış doğmuştu, yine güzelim mehtap
Şimdi artık gözlerim, yıldızlarla muhatap
Çok güzel bir akşamdı, ıssız dağın başında
Buradakilerin hepsi, kırkla elli yaşında
Yemekten sonra sürdü, sohbetler hikayeler
Güzellikler görmekti, aslında tüm gayeler
Çadırlara çekildi, herkes dinlenmek için
Bedenimde uyku yok, bilmem bu efkar niçin
Gök kubbenin altında, yıldızlarla baş başa
Kurulan o hayaller, keşke çıkmasa boşa
Yıldızlardan bazısı, birden bire kayıyor
Bu müstesna gecede, gözüm yıldız sayıyor
Samanyolu yay gibi, dağdan dağa gerildi
Yıldızlar elmas olup, tohum gibi serildi
Yedikardeş yanında, durur Kutup Yıldızı
Sarı yıldız her gece, gök kubbenin yalnızı
Ülker doğup yükseldi, Terazi’den az önce
Şafak sökecek dedim, o yıldızı görünce
Yar kokusu geliyor, seherde esen yelden
Aşk şarkısı düşmedi, gece boyunca dilden
Alacakaranlıkta, uyandırdım rehberi
Hiç uyumadığımdan, yoktu onun haberi
Yıldızlarla baş başa, geçen geceden sonra
Hazin hazin sızladı, içimdeki o yara
İspirto rengi dağlar, hafif sisle kaplandı
Yar hasreti ok olup, yüreğime saplandı
Alıp götürseler de, beni burdan ufuklar
Hatıramdan hiç çıkmaz,bu muhteşem doruklar
Güneşle yola çıktık, çantaları sırtlanıp
Tersakan’ı bulmuştuk, zahmetlere katlanıp
...
Kayıt Tarihi : 1.11.2007 21:48:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!