Bakış açımız süper bir hızla değişim geçiriyor.
Saniyeler içinde bir yüksekliğin aşıldığına
Bir hemzemin geçidin daha delindiğine
Pütürlü düşün sahasının dümdüz edilip
Parlak bir şeritle uzatıldığına...
Ve ortaya konulması, kanıtlanması
Binyıllar almış fikirlerin
Anında kapkarşı bir fikirle
Yıkanıp akıtıldığına tanıklık etmek,
Bu Toz Hükümranlığında...
Kimine cehennem
Kimine ise cennet geliyordur;
Ben, meseleyi mesele etmeyip,
Bu, alışılmış, durkalklı akışkan,
Araf Trafiğinde oyalanmak
Olarak görüyorum...
Bir elimde Tampon
Diğerinde Neşter!
Yenilemeyen Tek Hükümranlıkta.
**
Zamanın dikiz aynası kırılmış
Hız kadranımsa çatlamış
Bastığım gaz geçmişimi unutturmuş
Frengi tutmayan geleceğe yaklaşılmış...
Bu ara yerde
Yarayı sarmak mı,
Derinini deşmek mi?
Seçemiyorum.
Yeşil ışık yansa da bu keşmekeşte,
Ben yine o kırmızı durakta,
Kendi enkazımı ayıklıyor olabilirim...
*
Hangi ara bastımdı bu asfalta?
Toprağın kokusu daha eskimemişken...
Bir yanda saniyesinde çürüyen bir gerçek
Diğer yanda pıhtılaşamayan yalanlar
Ne tam iyileşebilir
Ne de tam kesilip atılabilir bir köken
Bu Toz Hükümranlığında,
Önümdeki bu sonsuz şeritte
İçimde dinmeyen o eski radyo cızırtısı...
Direksiyon başında yine yoksa
Uyuklayan bir yolcu mu çıkan karşıma
Bu dörtyol ağzında:
Ardımızda
"Her yeşil ışıkta,
Kendi ameliyatımıza geç kaldığımız yol!"
Sağa dönüş
"Bu yolda bu hızla, sadece
Savrulan küllerimiz
Kronometre tutar."
Sola dönüş
"Ne durulabilir kazaya basmadan,
Ne gidilebilir kendimizi ezmeden."
Tam yol ileri
"Hızlandıkça eksilir,
Yavaşladıkça kayboluruz
Bir çağın daha ortasında..."
Kayıt Tarihi : 3.07.2026 13:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!