Dörtleşme Şiiri - Yorumlar

Şerif Köyan
74

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Bire-bir
Dörde-dört

Bir.....

Dört......

Tamamını Oku
  • Süleyman Sönmez
    Süleyman Sönmez 15.07.2007 - 17:17

    Yeke yek
    Teke tek
    Dişe diş, göze göz
    Bire dört
    Velhasıl Köyan Kardeş, Güzel dilimizde ne anlamlı ifadeler var. Ne kadar zengin.
    Siz tabii ki şiirinizde müspet düşündünüz, güzel düşündünüz.'Birlikten kuvvet doğar dediniz2
    Hatta tek elin nesi var, iki elin sesi var dediniz. İşte biz bu kısa fakat çok dolu şiirinizden bu anlamları çıkarabiliyoruz. Şiirinizi bu yönüyle takdir ediyorum.

    Cevap Yaz
  • Hamit Körken
    Hamit Körken 28.05.2007 - 19:45

    Ayrı ayrı dört tane birin kuvveti yine birdir.ama yanyana dört tane birin kuvveti,bin yüz on birdir..Tercih senin ,ya birde karar kılarsın,yada bin yüz on bir kuvvetine erişirsin.
    Sevgi ve selamlar____Hamit Körken

    Cevap Yaz
  • Durdu Şahin
    Durdu Şahin 17.04.2007 - 19:49

    TRAK TRAK

    Sekize sekiz
    Altıya üç.
    Ayranı sıcak
    Kahveyi soğuk iç.
    Neden deme

    Olduysa oltu
    Sabah 9
    akşam altı
    Şehriye pilavı yeme

    Vay vay,
    Deli tay
    Eriği soy
    naneye doy

    Niçini
    karıştırma
    Çini maçini
    Şiir boy boy.

    Sözün kısası
    Para kasası
    Şiirin posası
    Yok mu?

    Şair dolu,
    Şiir yolu
    Kuluda kulu
    Çok mu?

    Aya,vaya,
    Saya saya,
    Düştü suya
    Diyen duymaz.

    Varı yok,
    Yoku çok
    Zihni tok
    Bilen doymaz.

    Haydi nenni,
    Sen demenmi
    Son mu,sen mi?
    İş mi uyumaz.

    Bak,bırak,
    Tak durak
    Saça tarak
    Trak trak..

    Durdu ŞAHİN

    Not: Her şeyde bir anlam bulanlar,bu satırlarda da çok anlam bulacaklar şayet zihin jimnastiğinden yorulmazlarsa.

    Cevap Yaz
  • Mustafa Benkli
    Mustafa Benkli 10.04.2007 - 01:15

    İki kere iki dört eder kabilinden sanatınızın gerçeği; tebrikle selâm ve muhabbetler...

    Cevap Yaz
  • Hasan Yüksel
    Hasan Yüksel 05.04.2007 - 09:10

    Kutluyorum.

    Cevap Yaz
  • Recep Arar
    Recep Arar 04.04.2007 - 20:00

    Evet Allah-Ü Teala Bir.
    4 Büyük melek(Cebrail (as),Mikail (as),İsrafil (as),Azrail (as),
    4Büyük kitapZebur,Tevrat,İncil ve Kuranı Kerim,
    DörtKitabın Peygaberi Hz.Davut (as),Hz.Musa (as),Hz.İsa (as),Peyganber Efendimiz Hz.Muhammed (sas)ve
    4 Halife Hz.Ebubekir (ra),Hz.Ömer (ra),Hz.Osman (ra) ve Hz.Ali (kav)
    işte Birebir Hak
    Dörde dört Hakka İltihak Selam ve dua ile

    Cevap Yaz
  • Mehmet Şahin Şahmedi
    Mehmet Şahin Şahmedi 03.04.2007 - 18:38

    Valla bu muamma size öz olsa gerek. bana sorarsanız Bir Hak, Dört Halife. Baki selamlarımla

    Cevap Yaz
  • Yakup Güneş
    Yakup Güneş 03.04.2007 - 07:04

    şairim bu dört işinden pek bişi anlamadım kusura bakmayın size özel olsa gerek

    Cevap Yaz
  • Halil Gülşen
    Halil Gülşen 30.03.2007 - 13:57

    ANADOLU “GÜLEN ASLAN”INI ARIYOR

    Halil GÜLŞEN

    Ağaç, ister çalı, ister diken, isterse orman olsun; hayatımızın vazgeçilmez unsurlarının başında gelir. Gerek kültür yapımız, gerekse inancımız bize, her fırsatta ağacı ve ormanı korumayı öğütler. Şüphesiz öğütler yerine getirilmek içindir. Ancak ne ölçüde yerine getirdiğimiz tartışılabilir.
    Medeniyetler beşiği Anadolu, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Her köşesinde bu medeniyetlerin izlerini görmek mümkündür. Konumuzla alakasını sorgulayabilirsiniz; Hititlerden Selçukluya kadar pek çok medeniyetin günümüze kadar ulaşan eserlerinde, “gülümseyen aslan” motifleri dikkatimi çekti. Evet; medreselerden kervansaraylara kadar pek çok eserde var bu “mütebessim aslan”
    Bir an düşünürsek, o dönemde bu mümbit toprakların ormanlarla kaplı olduğu, içinde aslanların yanında, nesli tükenmiş binlerce tür yabani hayvanın da bulunduğunu anlamak zor olmasa gerek. Orman unsuru ortadan kalkınca, Anadolu o gülümseyen aslanlarını da kaybetti. Sadece taşa işlenmiş silueti kaldı geriye. Çölleşen topraklar, kuruyan göller, bereketini yitirmiş bir sahra var artık Anadolu’nun büyük bir bölümünde.
    Kâtip Çelebi’nin yaşadığı yıllarda, kervanlar günlerce gökyüzünü göremiyormuş ağaçlardan. Ah o asırlık çınarların bir dili olsa da konuşsa! Bizden önceki nesiller kıymetini bilseydi bu değerlerin, bugün bu yazıyı başka türlü ele alır, içinizi karartmazdım.
    Artık günümüzde çağdaş toplum yapısı, ağacın sadece bir yakıt aracı olmadığını, gelişmişliğin de göstergesi olduğunu anlamıştır. Bir şehrin gelişmişlik düzeyi, o şehrin parkları, mesire yerleri ve hatıra ormanlarıyla ölçülüyor artık. Bu konuda gerek resmi kurumlar, gerekse sivil toplum kuruluşlarının üzerine düşeni yaptığına inanıyorum. Ancak, bu çabalar bireylerce de desteklenmediği takdirde, başarıya ulaşamazlar. Zira ağacı korumak, ağaç dikmekten daha önemlidir. Yani asıl görev bizlere düşmektedir.
    Bu konudaki önerilerimi siz okuyucularımla paylaşmak istiyorum:
    1. Her çocuk dünyaya geldiğinde, o yavrunun anısına bir fidan dikilebilir.
    2. Okula yeni başlayan, sünnet olan her çocuğun bir “sünnet fidanı” veya “okula başlama fidanı” olmalıdır.
    3. Askere giden, evlenen gençlerin, gelin olan kızın, o günün anısına dikilmiş birer ağacı olmalıdır.
    4. Mezuniyet, işe başlama, ölüm, terfi gibi durumlarda da hatıra bırakmanın en güzel yolu ağaç dikmek olsa gerekir.
    5. Bütün bu faaliyetlerde gönüllülük esas olmalıdır.
    Şayet bunlar dikkate alınırsa, Anadolu’muz çok yakın bir gelecekte, belki “gülen aslanına” kavuşamaz ama pekâlâ bir “cennet bahçesi” olabilir. Ne dersiniz?

    Cevap Yaz
  • Berrin Adaş
    Berrin Adaş 19.03.2007 - 12:28

    merhaba kaya erbek arkadaşımızın yorumlarına katılıyorum insanlar duyguları ile yaşarlar kaleme dökülen her kelime ona aittir ve özeldir.saygılarım tüm yüreklere.....berrin

    Cevap Yaz

Bu şiir ile ilgili 48 tane yorum bulunmakta