Sen gittin hayatımdan ben istemeden
Her şeyimi karaladın hiç acımadan
Yalvardım gitme kal diye ardından
Kurtulmadım, ızdırap ve hüzün adasından.
Temiz, tertemiz bir sayfa açtım ardından
Dağ yamaçları dik sarp
Keçi patikalarında tökezlersin
Düşersin ansızın ellerinde kanlar
Toz duman kaplar havayı
Koşmak hep özlemdir.
Ağır adımlarla yürümek kaçınılmaz ellbet.
Gece içinde parlayan yıldızım
Sendin sabahlara kadar hayalini kurduğun
Karanlık gecelerdeki tek ışık kaynağım
Güneş doğmasa geceler hiç bitmese
Gece biter sana olan duygularım bitmez
Kıtalara döktüm bak işte mısralarda
Dörtlüler beşliler hep bir arada
Seni görmeden de severim Somada
Sen sever misin seveni beyaz karda...
Hazan mevsimi hüzün çökerya hani
Kuşlar feryat ederya gitme diye,
Aslında giden kendileridir,fark edemezler
Bazıları kırk gün,bazıları altı ay yaşar.
Belki bir daha göremeyiz onları
Sabahın en yaklaştığı an uyanırdım,
Aklıma ilk sen gelirdin.
Bir daha da uyanamazdım,
Aklımdan seni çıkaramazdım.
Kurduğum saat çalardı
Dağ yamaçlarında hayıflanıyorum
Doruklarına kar düşmüş bembeyaz
Vadilerinde seller akıyor gürül gürül
Derinliklerinde yaban hayvanları kükrüyor.
Korkmuyorum seni kaybetmekten korktuğum kadar,
Yüreğim titriyor aklıma her gelişinde,
Dallara tutunmuş yeşil yaprak,
Kuşlara kalkan yapmış kendini.
Tabiat yemyeşil sayesinde,
Bir yaz boyu süresince.
Hazan mevsimiydi,
Dünyamızı güzelleştirmek için
Ağaç dikelim,toprağımıza
Yeşillik alanlar tükenmesin
Toprağımaz yerinde kalsın
Herkes erozyon diyor
Öğle vakti sıcaklığıydı,
İçimi yakıp,
Kavuran...
Üstümde ulu ağaçlar kol germişti,
Yaprakların arasından güneş ışnları,
Yeşilin bin bir tonuyla yansıyordu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!