Döktüğüm Gözyaşı Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3335

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Döktüğüm Gözyaşı

Yare yalvararak, döktüğüm gözyaşı,
Halimi anlamaz, ihanet edenler.
Nefes alınmaz denen, karanlık yollar,
Tüm kederlerimin, sızlayan feryadı.
Kaybeden tarafta, yorulan canımız,
Zulmet basarken, ay ışığı sönüktür.
Cananım beklerken, dökülen dillerde,
Tutacak tek parmak, bulman imkansızdır.
Simalardan silinmiştir, sevda nuru,
Yenik düştüysen, ey sızlayan yüreğim.
Issız diyarlara, düşen adımlarla,
Düşmek cihanda, herkese pay edilen.
Düşkünler, sultanlara çeker restini,
Boyun büküp, kapan ayaklarım dibe.
Lakin yitirenler, kazançla taçlanmaz,
Tükenmiş dünleri, sürdürmek nafile.
Zavallılığı silmek, noksan sanmayın,
Yüce ahlaktır, asil duruş beklemek.
Meftalara gösterilen, şefkat meçhul,
Lakin bilinen, mutlak hakikat vardır,
Uykuya hasret, kalmanın dışındadır.
*
Yare yalvarmaktır, yegane niyetim,
Hatıralar anmaz, kaybolan simamı.
Nefessiz kalındı sanılan anlarda,
Yıkım çığlıkları, duyulur derinden.
Bizatihi, düşenlerin ağıdıdır,
Zulmet karanlığı, sararken her yeri.
Sevda rüyalarına, dalan dimağlar,
Tutunacak tek dal, bulmak imkansızdır.
Yüzlerde parlamaz, muhabbet eseri,
Hezimet tadan, ey divane gönüller.
Yabancı illerde, ağlayan gözlerim,
Hüsranı tatmak, cihana pay edilmiş.
Fakirler, padişaha eyler kelamı,
Gözümden yaş akar, dizlerim üstünde.
Hüsrana batanlar, zafere ulaşmaz,
Bitik anları, beklemek eziyettir.
Zayıflığı itmek, kusur sayılmazdı,
Asil ruhların, asil tavrıdır bence.
Ölülere yanan, yürekler muamma,
Fakat bilinen, mutlak hakikat orta,
Uykudan uzaklaşmanın, dışındadır.
*
Yare feryatla, inleyen yüreğimiz,
Sadakat sunmayan, vefasız yoldaşlar.
Nefesler kesilir, sanılan demlerde,
Hüsran bestesinin, inleyen nidası.
Yere yıkılanın, kopan feryadıdır,
Zifiri karanlık, akşam yarısında.
Muhabbet çölünde, kavrulan sineye,
Uzanan tek kolu, bulmak serap olur.
Simalarda, sönük sevdanın çehresi,
Yenilgi şerbetin, içtiysen derinden.
Çaresiz adımlar, attığın diyarda,
Hüsranla yıkılmak, herkese paylanır.
Kimsesiz kulların, beylere feryadı,
Ayaklara kapanarak, inlemesi.
Hüsran çekenlerin, zaferi imkansız,
Tükenen anları, beklemek nafile.
Zayıf düşmek, noksan sayılmaz bütünden,
Yüce sevdalara, asil duruş gerek.
Gidenlere ağlamak, sırlar küpüdür,
Fakat aydınlanan, yegane hakikat,
Akşam nöbetinin, harici hallerdir.
*
Yare yalvarışın, bitmez sızıları,
Hatırlanmaz dünün, silinen siması.
Zulmetin içinde, kaybolan düşlerde,
Keder türküleri, dolanır dillere.
Yere yıkılanlar, çeker ceremeyi,
Akşamlar örterken, zifiri şalıyla.
Sevda tiyatrosu, kapanan perdeye,
Tutacak tek daldan, eser kalmamıştır.
Yüzlerden okunmaz, vuslatın neşesi,
Hezimete düşen, biçare adımlar.
Issız diyarlara, sürgün kervanıyla,
Düşüşleri tatmak, kuraldır cihanın.
Yoksullar, hanlara meydanı okurken,
Huzurunda diz çökerek, yalvarırım.
Hüsranla yaşayan için, zafer yalan,
Tüketilmiş güne, sarılmak nafile.
Zavallı görünmek, ayıp sayılmazdı,
Asaletle yürümek, boynun borcudur.
Göçüp gidenlere, ağlamak sır dolu,
Ancak aşikar olan, yegane gerçek,
Gözlere girmeyen, uyku dışındadır.
*
Yare yakarışım, dinmeyen fırtına,
Maziden silinen, nankör yoldaşlarla.
Nefes alınamaz sanılan, çukurda,
Hüsrana batanın, sızılı türküsü.
Devrilen safların, acı bekçileri,
Karanlık akşamın, zifiri deminde.
Muhabbet rüyası, görülen demlerde,
Uzanan merhamet, beklemek boşuna.
Çehrenden silinmiş, sevdanın cilvesi,
Yenilgiyi içen, yorgun sinede kan.
Sessiz diyarlara, düşmüş yolcularla,
Düşüşler yaşamak, herkese paylanır.
Düşkünler şahlara, kelam eyler elbet,
Secdeye vararak, dilenirim medet.
Fakat kaybedenler, zaferle taçlanmaz,
Bitik saniyeler, ardında koşulmaz.
Zayıf düşmek, kati noksan sayılmazdı,
Yücelik vasfına, asil duruş gerek.
Ölülere yanan, gözlerin esrarı,
Yalnızca tek gerçek, aşikar ortada,
Akşam uykudan ırak, harici haldir.
*
Yare yalvarmaktan, yorulmayan diller,
Hatır bilmezlerin, unuttuğu çehrem,
Nefesin bittiği, sanılan dar yolda,
Hüsranın şarkısı, dökülür dudaktan.
Savaş meydanında, devrilen neferler,
Ayın parlamazken, kararan yüzüyle.
Muhabbet oyununun, kapalı perdesi,
Yardımcı bulunmaz, dertli gönlümüze.
Yüzlerde canlanmaz, vuslat tebessümü,
Yenik kafileye, katılan ruhunla.
Kimsesiz diyarlar, kervanı içinde,
Sarsılmak, cihanın değişmez kanunu.
Muhtaçlar, hanlara isyan bayrağıyla,
Eğilerek, nida edip yalvarırlar.
Hüsran denizinde, ufuk bulunmazdı,
Tüketilen dünü, aramak beyhude.
Çaresiz görünmek, kabahat sayılmaz,
Erdem dairesi, asaletle kaim.
Göçen nefeslere, yakılan ağıtlar,
Ancak aydınlanan, mutlak ferman orta,
Uyumamak, yegane mazeret sanma.
*
Yare feryat edip, inleyen gönüller,
Ahde vefasızca, kaybolan suretler.
Kahırla kavrulan, nefessiz yollarda,
Hüsran defterine, yazılan ağıtlar.
Kaybeden safların, acı mirasları,
Zifiri akşamın, karanlık koynunda.
Sevda masalının, acı perdesinde,
Gönül yarasına, tabip bulunmazdı.
Simalarda, sönük şefkatin nurları,
Yenilgi safında, yer alan gölgeler.
Sessizce çırpınan, yabancı diyarda,
Hüsranla yıkılmak, paylanır tabana.
Düşkünler, şahlara haykırır durmadan,
Secdelere varıp, af dileyişlerle.
Fakat kaybedenin, zaferi bulunmaz,
Yitik hevesleri, sürdürmek nafile.
Güçsüzlük çilesi, ayıp bilinmezdi,
Asil yüreklerin, fazilet namusu.
Toprak altında, yatanların esrarı,
Ancak bilinmesi gereken, tek şey var,
Akşamları açık gözlerle, geçmez gün.
*
Yare yalvararak, çırpınan yüreğim,
Hatır gözetmeyen, nankör kafilesi.
Zindana dönüştü, sanılan yollarım,
Yıkım çığlıkları, duyulur her yandan.
Yıkılan ordunun, son takipçileri,
Yıldızların, sönük olduğu demlerde.
Vuslat rüyaları, süslerken her yanı,
Tutacak, tek parmak kalmadı dünyada.
Çehrelerde uçmuş, sevdanın rüzgarı,
Hüsran tadanların, safına geçtiysen.
Sahipsiz diyarlar, ortasında sessiz,
Yıkılmak, herkese pay edilen mizan.
Yoksul feryat eyler, sultan sarayında,
Diz çökerek, diler yegane vuslatı.
Fakat kaybedenler, zaferle şahlanmaz,
Bitik saatleri, harcamak nafile.
Zayıf nefesleri, kınamak asılsız,
Erdem sayılırken, dirayetli duruş.
Meftalara dalan, kederin manası,
Yalnızca, bilinen mutlak hakikat var,
Uykudan uzakta, kalmanın dışıdır.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 11.2.2026 12:19:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!