Neşteri vurdum bugün bu şehrin sahte yüzüne,
Bir çıkmaz sokakta çöktüm, kendi leşimin dizine.
Ben bir sevda yetimiyim, ruhum doğuştan öksüz,
Koca dünya dar geldi, kaldım bir başıma gökyüzüs.
Sırtımda bin ihanet, kalbimde koca bir ur var,
Bugün bu masada, bir ömrün son hesabı var!
RUHUN OTOPSİSİ: SON KESİK
Siz "aşk" dediniz, ben ise "açık yara",
Neşteri vurduğum yer, tam da itirafın sustuğu o boşluktur.
Kapatın o ışıklı sahneleri, perde insin bu düzene;
Şehr-i soytarı bir panayırda, neşter vurduk her yüze!
Vitrinde namus satanların, kalbi pazarda kirli leke,
Sırtında bin bir maske, cebinde sahte bir melaike.
İnsanlık mı? O çoktan düştü o süslü kaldırımlara,
Biz ise şahit olduk; bu şehirde açılan o onulmaz yaralara.
Sen de istemezdin ki değil mi
Böyle apansız, üstelik
Başlamadan bitmesini?
Ben, asla suçlamıyorum ki seni
Ve sen, Kavuşamadan kaybettiğim Sevgili...
Eğer varsa hatırım
Sakın suçlama cezalandırma kimseleri
Düşün ki! Esmeye hakkı olmayan
Bir bahar meltemiydi bizimkisi
Yüreğimize sadece eli değdi
Değdi ve geçti
DOĞUŞ KILINÇ
Önemli not: Bu Şiir Adıma Noter Tastiklidir! ... Şairin ismi soy ismi Kaynak göstermeden Yayınlanamaz! ... Şairin İsmini Yazmadan Şiiri Benim Dışımda Birine Ait Olakak Gösteren Kişiler Hakkında DAVA AÇILACAKDIR! ....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!