Doğuş Kılınç Şiirleri - Şair Doğuş Kılınç

Doğuş Kılınç

Öyle bir sevdaya düştüm ki, Adı vuslat değil, adı yıkım. Tadı damağımda bir idam urganı, Zehir zıkkım sevgili, zehir zıkkım...

Gündüzü işkence, güneş bir kor gibi yakar, Gecesi hasret, karanlık üstüme mezar kazar. Söylesenize, hangi ölü benim kadar sitemkâr? Hangi neşter bu sancıyı kalbimden kazır?

Ben ki Mezarlıklar Şairi, tenhaların diliyim, Kendi cenazemde en önde giden deliyim. Bu sevda bir operasyondu, masada kaldım; Şimdi bu sessizliğin, bu yasın müellifiyim.

Devamını Oku
Doğuş Kılınç

​Merhamet sandığın, aslında bir pusu,
Kurudu vicdanın o berrak suyu.
"Çekmesin" dediğin yokluk değil bu,
Ruhunu sattığın bir dipsiz kuyu.

​Küfür bir nakışmış, diline yer etmiş,

Devamını Oku
Doğuş Kılınç

Evlat diye büyüttün, bir yılanı koynunda,
Vebali zincir olmuş, asılıdır boynunda.
"Yokluk görmesin" derken, edep bitti ruhunda,
Şimdi haysiyet can verir, o masanın başında.

Sen sustun ey baba, dünya alkış tutarken,

Devamını Oku
Doğuş Kılınç

Kırın tüm sükûtun paslı kilitlerini, bugün masada ruh var!
Cerrahi bir öfkeyle daldım damarlarına, neşterimde kan değil, isyan var.
Yasalarınızın soğuk duvarlarına çarpıp geri dönen o sevda,
Şimdi bir anarşist gibi dikiliyor, kuşatılmış şehirlerin orta yerinde.

Sevmek; yasaklı bir bildiriyi elden ele gizlice yaymak gibi,

Devamını Oku
Doğuş Kılınç

​Açtım göğüs kafesini, bak içeri ne dolmuş,
Saplantı denen o ur, her yanını sarmış.
Sevda dediğin çiçek, daha açmadan solmuş,
Meğer o masum yüzün, ne yalanlar barındırmış.

Neşteri vurdum bugün, o sahte gülüşüne,

Devamını Oku
Doğuş Kılınç

CAM KIRIKLARI VE GİZLİ YARA

​Dün gibi taze, sızın dinmeyen, kanayan bir yara,
Kabuk bağlamaz gönül, hep aynı yerden açılır.
Sen hem eski sızımsın, hem daimi bir kara,
Yüreğimde gezinen o görünmez hançerdir, saklı kalır.

Devamını Oku
Doğuş Kılınç

Cam kırıklarının boğazıma kaçması gibi
Gizli sevdan girmiş yüreğime
Nasilki boğazımda cam kırıklarıyla
Yutkunmak zor fakat mecburiyet ise
Sevdanla yaşamakta aynen öyle

Devamını Oku
Doğuş Kılınç

Kapa kapıları Cemre, dışarıda dünya yansın,
Bugün benim doğum günüm, bırak sadece adın anılsın.
Kırk dört senelik bir enkazı getirdim, kapına bıraktım,
Ben her Mart başında, kendi içimdeki uçurumlardan sarktım.

Gel otur karşıma, dertleşelim; ne varsa dökülsün masaya,

Devamını Oku
Doğuş Kılınç

ÇIĞLIK VE VEDA
Sağ yanım alçıda, buz tutmuş bir dağdır şimdi!
Koltuk değneğiyle çaresiz bir hayattır bu gidiş!
Dışarıya yasağım, yatağa mahkûm, bu ağır bir kış!
Ben, Doğuş Kılınç! Sesim size sağır mı, ey dost dediklerim?
Şimdi bu dört duvar, her şeyden, sizden ırak,

Devamını Oku
Doğuş Kılınç

Çekinme hadi sende vur sırtımdan
Daima yalnızdı bu adam
Durma hadi sende sapla ihanetini
Ben ne kahpelikler görmüş adamım
Beni yıkarmı sandın
Onur olmayan dünyada

Devamını Oku