ÇIĞLIK VE VEDA
Sağ yanım alçıda, buz tutmuş bir dağdır şimdi!
Koltuk değneğiyle çaresiz bir hayattır bu gidiş!
Dışarıya yasağım, yatağa mahkûm, bu ağır bir kış!
Ben, Doğuş Kılınç! Sesim size sağır mı, ey dost dediklerim?
Şimdi bu dört duvar, her şeyden, sizden ırak,
Çekinme hadi sende vur sırtımdan
Daima yalnızdı bu adam
Durma hadi sende sapla ihanetini
Ben ne kahpelikler görmüş adamım
Beni yıkarmı sandın
Onur olmayan dünyada
GÜNCEL KADAVRA
Eski bir yara bu, biliyorsun, hiç kapanmadı ki,
Sadece üzerine yeni dertlerin döküldü tuzu.
Meftun uzun oldum o efsunlu, zehirli bakışların,
Lal eyledi dilimi, kalbime inen o hilal kaşların.
Ben sende tutuklu kaldım, bir ömür hasretine tutsak,
Oysa senin kalbin buzdan bir duvar, dokunsak da yasak.
Neşteri vurdum bugün bu sadakat kokan yıllara,
İTİRAF EDECEĞİM
Ben ölüme giderken sana itiraf edeceğim hislerimi
Ve teklif edeceğim bir ömür birlikteliği
İnsanın namusu nedeninde değil kalbindedir
Kalbin kaşar olduktan sonra
Bedenin ne kadar temiz olursa olsun
Aslın kahpedir
Ve kahpe yüreğin mert sevgisi olmaz
İnsanlara güvenmemeyi ve insanları sevmemeyi yine insanlardan öğrendim!....
Bakmayın şimdi sessiz ve tepkisiz oluşuma!....
Bakmayın saf olduğuma Ve bakmayın ısrarcı olduğuma ve göründüğüme ben neylere kimlere çizgi çektim!....
Varın benim yüreğimde ister bir can olun ister kendi mezarınızı kendiniz kazın kendinizi çöpleştirin!....
Siz tercihinizi yapın
Ben gömmeyide bilirim imha etmeyide bilirim!
KIRIK IŞIKLARIN VİCDAN REÇETESİ
Evvelâ dik dururdu, koltuğunda bir değnek,
Mendil satar, şeref satmazdı bu genç yürek.
Elazığ’ın rüzgarı vururken sinesine,
Ekmek derdi binerdi dizinin yorgun sesine.
MAHŞER-İ MATEM
Bak pas tuttu anahtarım
Kilitli kaldı yar kapılarım
Sensizlikte esir, hasretinde tutsağım
Zamanın kefenine sarılı bir rüyayım.
Yıllar sonra gördüm kanayan yaramı
Sol yanımda yüreğimde bir kurşun
Kafamın içinde bir kurşun
İçten içe yıllarca kanattı beni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!