Gözlerimi kapatıp ansızın, seninle vuslatı yaşasam,
Kıvrımlı yollarından, döne döne düşsem bağrına,
Sabaha vakit varken daha, mendireğe yaslansam,
Tespih tanesi gibi yakamozlarını, saydırsan Doğanyurt’um.
Şu tepeler arasından, güneş kaldırdığında başını,
Sazını eline alır, kulaklar dinler guguk kuşunu,
Limanına serip boylu boyunca huzur çarşafını,
Yaşamak ne imiş kısacık hayale sığdırsan Doğanyurt’um.
Küçük bir çocuğun avuç içi gibi,şirin çarşından,
Seyreylesem uzak geçen gemileri karşından,
Bir tabak yediğim kanlıca mantarı turşundan,
Taşını toprağını bir kerecik daha sevdirsen Doğanyurt’um.
Cümle cihan bilir, kestane balın gibi şifalı ilaç yoktur.
Çamların safları sıklaştırmış, toprağında kıraç yoktur.
Taşa tohum düşse yeşerir, bakıma ihtiyaç yoktur.
Gurbette sararan umutlarımı yeşertsen Doğanyurt’um.
Baharda avu dalları bile bayram eder, morlar ve sarılar.
Zamanla eşlik eder başak veren arpa, buğday, darılar.
Gezmese de şu yeşil cennet içinde büyük, küçük sürüler,
Karakızdan yeni sağılmış sütünden içirsen Doğanyurt’um,
Gençlerin kaldı ise, biliriz ki kalanlar işinde gücünde,
Yanlış anlamayın ne fabrikaı, ne de masa başında,
Çapası elinde ya fındık dibinde, ya üç beş balık peşinde,
Akşama asma altında, bir ziyafet çektirsen Doğanyurt’um.
Hasret bizi söyletir, sürç_i lisan kusurumuza bakmayasın,
Gurbette unutulur, gözden düşerim diye korkmayasın,
Ömür vefa ederse vuslat olur elbet, boyun bükmeyesin,
Bizim beklediğimiz gibi, sende bekleyesin Doğanyurt’um.
Ömer BAYCAN 25.02.2026
Kayıt Tarihi : 25.2.2026 18:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!