Kırılır elimi attığım dallar
Gözyaşları döker gökte bulutlar
Savruldu goncalar yeşil yapraklar
Şimdi artık gönül deli divane
Mutluluk istemem artık bana ne
Bir ateş çevresinde dönmeyi sen öğrettin
Ilgıt ılgıt eriyip yanmayı sen öğrettin
Düşünmezdim ömrümce umutsuz yaşamayı
Yasak olan aşkına kanmayı sen öğrettin
Şimdi yalnızlıkları bağrıma basıyorum
Düştün birden bire sen düştün şu ellerime
Güneş misin sen nesin yoksa ay parçası mı
Sevdim seni hurice azatsız tutsak gibi
Aydınlattın aniden şu karanlık dünyamı
Ayrılık üstüne ezgiler yaktım
Özlem dolu dizeler keder acı
Kızlar kızanlara kurban edildi
Köyler şehirlere uzak yabancı
Irmağından suyun kanarak içtim
Bu sevginin sonunda hasret ayrılık varsa
Arama ne olursun unut git sevdiğimi
Dudaklarım kurudu çölde bir mecnun gibi
Tutma bırakacaksan bırak sen ellerimi
Sevgiye inanmazdım aşkı hiç tanımazdım
Senden ayrılmaktan korkarım ama
Yalvarırım n’olur git sen buradan
Tertemiz aşkımız yeterli bana
Unutmam kısa da olsa hatıran
Uzak dur yaklaşma tahammülüm yok
Üzüntüye paydos artık bende gülmek istiyorum
Kaygısız ve mutlu olmak seni sevmek istiyorum
Aşk yuvamıza kapanıp sevgilere kapı açıp
Güneş olup ışık saçıp aşka ermek istiyorum
Ellerini ellerimde gözlerini gözlerimde
Nasıl yanarım bilsen geçmişi düşündükçe
Hani nerede kaldı sevgi dolu o günler
Aynalar yalancıymış yoktu saçta bu aklar
Nasıl geçti bilmedim hülya dolu seneler
Ellerim nasır tuttu sevgiye el attıkça




-
Carisma Carisma
Tüm Yorumlarcanım babacığım böyle bir günde yanımızda olmanı ne çok isterdik babalar günün kutlu olsun babalar günün kutlu olsun canm babam