Dinle sevdiğim, sensiz ben nasılım?
Belki hissedersin anlatacaklarımı, kim bilir;
belki de yüreğin sızlar benimki gibi.
Farkında mısın bilmiyorum ama inan ki
Savaş sonrası gibi kalbim,
her yerim harap,
her yerim kan revan içinde.
Yıkılmış şehirler gibi suskun damarlarım.
Bir zamanlar içimde ezan sesi gibi yükselen umut,
şimdi dumanı tüten bir enkazın altında.
Duvarlarım çatlak, cümlelerim yaralı;
her hatıra paslı bir mermi gibi saplı göğsüme.
Geceleri içimde sirenler çalıyor,
uykularım göç ediyor başka şehirlere.
En ağır bombardımandan sonra bile,
yangınlar sonrası çıplak kalan toprakta
dayanıklı otlar, çalılar filizlenir ya hani,
işte ben de o hâldeyim.
Belki bir sabah,
enkazın arasından çıkan bir filiz gibi
usulca yeniden hayata “merhaba” derim
ve ben, harap bir şehrin ortasında
yeniden sevmeyi öğrenirim.
İnsan küllerinden doğar bir gün,
kendi kalbinden yeniden var olur;
ana rahmindeki bir embriyo gibi
ben de sevmeyi denerken
yeniden doğarım, kim bilir.
Dinle sevdiğim,
yüreğimi yakan o deli sevdayı
bir felaketin ortasında saklı son sıcaklık gibi
taşıyorum içimde.
Sanki bütün şehir yıkılmış da
bir tek o ateş sönmemiş.
Belki sensizliğin ortasında
beni ayakta tutan tek şey
adının içimde bıraktığı o varoluş çabasıdır;
kan revan içinde kalmış yüreğimin
iyileşmeye dair sakladığı son çıkış.
Belki de bütün yıkıntının içinde
hâlâ seninle atan o ince sızı,
beni karanlığa bırakmayan
tek ışıktır.
Kayıt Tarihi : 14.2.2026 05:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!