"Gitme! " demiştim Hasan! "Gitme, seni üzerler"
Gerçeği giz ederek umudunu yıkarlar!
"Gitme! " demiştim Hasan! Safsın, hemen sezerler
Cevap vermeden, sözü, boğazına tıkarlar.
Sen sen olda inanma, her ağızdan çıkana
Hele ki bu millete koyun kuzu diyene.
Rastladın mı de hele, hiç yalandan bıkana,
Hakikate borcunu eksiksiz ödeyene?
Gel otur yamacıma, anlatayım mâziyi
Neler çektik sende bil! Gerçekler nelermiş gör.
Katmayalım doğruya, yalanı, faraziyi
Ne haksızlık edelim, ne de olalım nankör.
Seksenli yıllar idi; tek gâyem okumaktı
Daha onsekizimde gencecik bir fidandım.
Terör yurdu sarmıştı, oluk gibi kan aktı
Okul bittiği gündü; sevinirken budandım.
Gazlı lamba isinde ev ödevi yapardık
Karanlık dostumuzdu, ışık bize ıraktı
Kış ayları zor geçer, çabuk virüs kapardık
Yıllar geçse de bil ki, derin izler bıraktı.
Ağzı süt kokan çocuk, elde silah gezerdi
Kepenk kapatmayanın canını yakarlardı.
İnsanlar mutsuz, dertli; hayatından bezerdi.
Analar endişeyle yollara bakarlardı.
Ölüm her an hazırda, ayrılmaz bir gölgeydi
Gelecek korkusuydu içimizi kemiren
Mahalleler bölünmüş, kurtarılmış bölgeydi
Sağ çıkmazdı çoğu kez, yanlış kahveye giren.
Bir tıss sesi gelirdi, musluktan su beklerken
Az mı vakit geçirdik çeşmelerin başında.
Yarın var mı bilmezdik, günü güne eklerken
Ölü eksik olmazdı hiç musalla taşında.
Ne tüp vardı, ne şeker, ne de çay çoğu zaman
Hava hep bulutluydu torpili olmayana.
Az mı yaka silkmistik, demiştik "aman...aman! "
Ecel dahi şaşardı vadesi dolmayana.
Okunan gazeteden sağcı solcu belliydi
Beşbin gencin canına maloldu bu düşmanlık.
Akşama canlı dönmek yüzde elli elliydi
Ne ar bilirdi katil, ne af, ne de pişmanlık.
İMeFe ye mahkumduk; muhtaçtık üç kuruşa
Devletin başındaki halkından çok uzaktı.
Ne de çok susamıştık milletçe bir barışa
Döndüğümüz her yönde gördüğümüz tuzaktı.
TeVe'ler siyah beyaz, ekran kan kırmızıydı!
Haberleri izlerken kahrolurduk vallâhi.
Hissettiğimiz tek şey sol tarafta sızıydı
Sanma korku dizisi; anlattıklarım sahi!
inkâr etmek ne mümkün herkesin bildiğini
Kürt, kürtçe konuşmaya korkardı, utanırdı
Ne çok isterdim oysa zulmün eksildiğini
Herkes hasmını bilir, bakışından tanırdı!
"Din" de de parantez aç! Tesbih çeken yobazdı!
Zaten bildim bileli irticaya sebeptik.
Filimlerde imamlar, soytarı, hilebazdı
Uzaya gidecektik, bu fırsatı biz teptik! ! !
Ülkemde işsiz kalıp, gurbete giden babam
Caresiz, "çare" sanıp, bizi yanına aldı.
"Kim vurdu"ya gitmişti üç talihsiz akrabam
Yine o zamanlarda "Üni" yarıda kaldı.
Darbelere çanakmış tüm bu olanlar meğer
Bugünlerde anladık, neymiş ak ile kara.
Sükredecek çok şey var, bana sorarsan eğer
Milletine hizmetkâr; çalışıyor ANKARA.
Bir zamanlar faizler yüzde binbesyüz iken
Şimdi beli kırılmış, yerlerde sürünüyor.
Enflasyon canavarı, boynuzlu öküz iken
Bak, bir deri bir kemik; çelimsiz görünüyor.
Yanlış anlama Hasan; daha eksik bitmedi
Lâkin şükür, on yıldır millette hakimiyet!
Anaların gözyaşı, şükür boşa gitmedi
Aslolan gayret, sabır; doğru hedef ve niyet.
Alsancak gölgesinde huzur ile yaşarken
Gönlümde vatan aşkı; kim demiş yasak diye?
Bu milletin sevinci yüreğinden taşarken
Başı kuma gömerek, "görmedim" demek niye?
Bahçe sanma her yeri; bülbül değil şakıyan
Bayan kuş ölse dahi, baykuş henüz dalında
Çok mahirler görürsün; niyetleri okuyan
Bir meziyet ararlar, dilde, sözün kalında.
Birileri kararlı; hor görüyor milleti
Gâye isyana teşvik; istiyor ki sömüre.
Ağzına kadar dolu, küflü yalan sepeti
Satılır mi gizli oy, makarnaya, kömüre?
Daha fazla söylersem, korkarım kanar yaram
Haksızlık karşısında olmadım asla susan
Gören göze inkâr zor; adam olana haram
Nankörlük etme sakın! Sen hep böyle kal Hasan.
Baştacı edilse de,halkı hor görüp söven
Tükenmez umudumuz; ye'se düşmeyiz elbet
Aldırma abes söze, sen milletine güven!
Yıkılmadı...Yıkılmaz bu devlet! ..ilelebet!
Kayıt Tarihi : 23.05.2013 17:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bir lirik/sel akış.
Sayın AKTÜRK'ü okumanın ayrıcalığını duyumsayarak...
Çok kutluyorum Efendim.
Nicelerine.Erdemle...
TÜM YORUMLAR (1)