Diner Mi Bu Afet Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3289

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Diner Mi Bu Afet

Ve birden,
Şimşekler, çaktı bak ruhumda,
Huzuru, bozdun sen burada.
*
Yellerin sesine karışıp,
Zirveden bakmak var bozkıra.
*
Bulutlar, karardığı o an,
Sessizlik bitmişti, bak çoktan,
Korkular sararmış, her yanı,
Yağmurlar ıslatır, harmanı,
İçimde öfke büyür, o an,
Babamı ararmış, bu canım.
*
Mevsim o mevsim, ki sert eser,
Sözümü, atmışsın ateşe,
Ben, sele gidiyormuşum hep.
*
Bir nokta koymuşsun sonuna,
Saklambaç oynarken, fırtına,
Ufukta, kara bir bulut var,
Hangi gün gelse, o sonbahar,
Sağ yanım, tufanda kalıyor,
Sol yanım, Everest gibi kar.
*
Dur öyle, esip de gürleme,
Ateşi yakmalısın, Kars'ta,
Bana, o boranı anlat sen,
Ormanın, uğultu sesini,
Toprağın, çamurlu yüzünü,
Irmağın, taştığı o günü,
Tarlanın, sancılı güzünü,
Kavganın, en sondaki gücünü.
*
Kurtlar da, ulurken donarmış,
Sen bana, kış gününü anlat,
Soğuğun, donduran yanını,
Kar şehrini, buzun tadını,
Buz gibi, duruşu anlat sen,
En azından, donmayı anlat.
*
Durmasın,
Fırtına kopması durmasın,
Ben Yıldız Dağı'ndan bakmam hiç,
Bana, sert poyrazı tarif et,
Bir, kaya parçası misali,
Sokağın, o ıssız yerinde,
Ayakta, sapasağlam durup,
Hem şimşek çakmalı, göklerde,
Hem dolu vurmalı, o yerde.
*
Sonunda, diner mi bu afet,
Bilmem ki, ne zaman durulur,
Gürleyen o sesler, kesilir,
Geride, ıslak bir iz kalır,
Yeniden, başlar o hikaye.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 6.2.2026 13:04:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!