EĞİTİMİN ASIL MECRASI
,
Eğitimin asıl mecrasına akıtılmasının zamanı çoktan geldi de geçmekte bile. Yüzyıllardır bir türlü asıl mecrasına akıtılamayan eğitimden iyi bir sonuç almak mümkün değil. Bu mecrası değişen eğitim asıl mecrasına döndürülmeden yeni bir düzen kurmak, yeni ve ahlaki nesil yetiştirmek mümkün değil.
Bu mecra dinle eğitimin ayrılığına son vermekle olabilir ancak. Eğitimde laikliği uygulayalı beri ahlaklı, vatansever nesiller yetiştirmek hayal. İlk öğretici Allah.’ Rabbim beni terbiye etti ve ne güzel terbiye etti.’diyen Efendimiz ikinci büyük eğiticidir. Bu eğitim dini öğretiden hiçbir zaman ayrılmadı. ‘Dinsiz ilim kör ilimsiz din topladır ‘diyen anlayış bu gün nedense unutuldu.
Bu dindar eğitimin mekanı cami ve medreseler, tekke ve zaviyeler, dergahlar ve ribatlardı. Ama gün geldi eğitim mabetlerden dışlandı. Ne olduysa ondan sonra oldu. O günden sonra eğitim ruhunu kaybetti, maneviyatını kaybeden eğitim kurdu, salt ezbere dayalı öğretime dönüştü.
Bu ruhsuz eğitim git gide insanlık değerlerine yabancılaştı. Eğitim kadroları ahlaklı bireyler olmaktan çıktı. Sigara, içki ve kumar müptelası kadrolar kendileri gibi bir nesil yetiştirdi. Dahası inancını kaybeden eğitim ordusu inançlara savaş açtı.
..
Niteliksizlik
Bir düşünce deneyi işle başlamak isterim yazıma; iki ıssız ada olsa aynı büyüklükte ve aynı şartlara sahip. Bu adalara yüzer kişilik, yarısı erkek yarısı kadın orta yaşlarda (Otuz) sağlıklı nesiller yerleştirilse. Adanın birine yerleştirilenlerin tamamı okuması yazması olmayan ve bilgisiz olsa! Diğer adada olanların ise sadece biri her konuya hakim bir profesör olsa. Yüz yıl sonra hangi adanın daha ilerde olacağı öngörülür?
Japonya ve Almanya çok değil yetmiş yıl önce tamamen bitik durumdaydı. Şimdiki durumlarına bakınız! O yıllarda onlardan daha ilerde olanları nasıl geçtiler? İnsan alt yapısı ile geçtiler. Nitelik ile... Bu toplumları sıkıntıya sokan şeyler bildik şeyler; ırkçılık, ideolojik ve dinsel akımlar olabilir!
Niteliksiz toplumlarda ırkçılık ideolojik ve dinsel akımlar ön plana çıkar! Nedeni açıktır, teknoloji geri olduğundan yoğun işsizlik vardır. Ücretler yeterli değildir; bu nedenle insanlar yan yollara kayar. Bu şekilde menfaatleneceklerini düşünürler. Zaten iç çatışma yaşayan toplumların tamamında bu nedenler ön planda olur. Birileri devleti ele geçirip yandaşlarıyla yemeye koyulunca, diğerlerine dışardan destek verenler iç kargaşa çıkarıp ikisini de alt ederek yeraltı ve yer üstü kaynakları ele geçirir. Bildik hikaye bu da din, dil, ırk, ve ideolojik söylemlerle yapılır. Bu toplumlarda refah olsa, eşit gelir dağılımı olsa ne demeye dışardan yardım alıp içerde savaşsın ki? Yani nitelikli toplumlar iç kavgaya girmeye gönüllü olmaz! Bu kısır döngü öyle felaketler oluşturur ki; bu geri kalmış toplum bireyleri öylesine işe yaramaz hale gelirler ki; ceplerine para koyup, ellerine silah verilerek adeta paralı milis olurlar! Afrika'da birbirini katleden kabilelerin durumu... Bakınız onları (Din, dil, ırk, ideoloji, mezhep) açısından destekleyenler vardır ama bu destek samimi değildir.Çünkü bu insanlar için acilde yapılacak kolay bir çözüm yoktur! O toplumların geri kaldıkları mesafeyi kapatması için çok büyük çaba gerekir! Niteliksiz oldukları için iş gücü açısından da bir değeri yoktur. Günümüzde otomobilleri robotlar yapıyor; demir, döküm fabrikaları bile el değmeden üretim yapıyor, tam otomatikleşmiş. Bu insanların kaçak işçi olma hayalleri dahi hazin bir şekilde sonlanıyor. Ellerinde tek seçenek kalıyor, savaşmak! Egemenlerin verdiği silahlarla, egemenler lehine savaşarak kendi topraklarının hakimiyetini egemenlere kaptırmakla sonuçlanacak bir savaşı yapmak zorunda kalıyorlar!
..
82.
İnsan ara vermeden en fazla yirmi saniye gülebilen ve yine ara vermeden saatlerce ağlayabilen bir hayvandır. Doğduğumuzda ilk yaptığımız işin ağlamak olmasının bir anlamı olmalı. 'Oku' diye başlar Kuran ve 'Önce kelime vardı' diye başlar Yuhanna'ya göre İncil. Eğer bir ahir zaman peygamberi olsaydım ve yeni bir din yaymak için kullansaydım sözükleri 'ağla' diye başlardım. Ağla.. Ağla çünkü ağlamadan anlayamazsın..
..
Siz bilmezsiniz ben bilirim ne çok şeydiniz orada elinizi ilk tuttuğumda dünya değişmişti işte göğün gözü açıldı o zaman siz öyle bir sarıldınız ki sonra bana ben sarılmak neymiş orada öğrendim içine sığamayacağım yerleri dolaşasım geldi sizinle İstanbul olmuştuk sanki her şeyin maketini yapardık bıraksaydınız bir güç gelmişti bana bir kuvvet sevilmeyen ne kadar çocuk varsa severdim gidilmeyen her yere giderdim şehrin bütün dilencileriyle paylaşasım oldu birden cebimdeki paraları tuhaf bir insanseverlik çöktü üstüme sanki gülmek ilk defa yakıştı o zaman bana orada elinizi ilk defa tuttuğumda siz öyle çok şey oldunuz ki siz bilmezsiniz kimse bilmez ben bilirim sanki yaralı aklım gideceği ülkeyi bulmuştu bu kez öyle sanmıştım bildiğim her şeyi anlatayım istedim size okuduğum bütün kitaplardan bahsedeyim sevdiğim yaşadığım ne varsa haberiniz olsun bütün numaralarımı bir çırpıda sergileyeyim öyle etkileyeyimki sizi bırakmayın elimi utanmayı aklıma getirmedim insan zaman eşya umrumda değildi orada bir siz vardınız bir ben keşkelerin tamamı tedavülden kalkmıştı etrafımız delirmişti tartıcı çocuk sarhoş olmuştu güvercinler aptallaşmıştı ben ömrüm boyunca büyüye meyleden ben ilk defa büyü yapabilmiştim ben sizinle o kadar güzel olmuştum ki siz de ancak bu kadar güzel olurdunuz zaman bile çıldırdı orada ben sizin elinizi tuttuğumda dünya ellerimizden ibaretti avucumuzun içine almıştık onu gökyüzüydü yeryüzüydü o kadar ufalmışlardı ki... Çay içtik sonra siz geçer sandınız geçmedi bakın -sen-din siz oldunuz sonra ama siz bilmezsiniz ben bilirim işte elim şimdi yarım kalmış inşaat...
..
Peygamberimi örnek alırım
Merhaba ülkemizin,değerli insanları
Kutsal kitabım kuran, peygamberim Muhammet
Allah ile arama,sokmam hacı hocaları
Örnek aldığım insan,hazireti Muhammet
..
Devletim öğretmezsen din, iman, namaz, oruç
Daha çok görürüz biz Nusaybin, Cizre, Suruç...
..
Ne sofu ol, ne sofuya inan; hep düzmece...
Doğru bir yola git, din tüccarı olsun cüce.
..
Senin uğruna iflas etti
Seni anlamak isterken
Akıl denen tek sermayem
Ama kalbimi kazandım
Ve bir gerçeği öğrendim
Meğer akılla iman denk değilmiş
..
Atatürkün Balıkesir Hutbesi
Ey millet! Allah birdir, şanı büyüktür. Allahın selâmeti, sevgi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamber Efendimiz Hazretleri, Cenâb-i Hak tarafından insanlara dinî hakikatleri tebliğe memur edilmiş ve resul olmuştur. Temel nizami, hepimizin bildiği Kurân-ı Azimussandaki açık ve kesin hükümlerdir.
İnsanlara maneví mutluluk vermiş olan dinimiz, son dindir, mükemmel dindir. Çünkü dinimiz; akla, mantığa ve gerçeklere tamamen uymakta ve uygun gelmektedir. Eğer akla, mantığa ve gerçeklere uymamış olsa idi bununla diğer ilâhî tabiat kanunları arasında birbirine zıtlık olması gerekirdi. Çünkü bütün tabiat kanunlarını yapan Cenab-ı Haktır.
Arkadaşlar! Cenab-ı Peygamber çalışmalarında iki yere, iki eve sahipti. Biri kendi evi, diğeri Allahin evi idi. Millet işlerini Allahın evinde yapardı. Hazret-i peygamberin mübarek yollarını takip ederek bu dakikada milletimize ve milletimizin şimdiki ve geleceğine ait konuları görüşmek maksadıyla bu kutsal yerde, Allahın huzurunda bulunuyoruz. Beni bu şerefe kavuşturan Balıkesirin dindar ve kahraman insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu vesile ile büyük bir sevaba nail olacağımı ümit ediyorum.
..
Sen olmasan bu alem,
Zından dı Peygamberim.
Ben dediğim bu beden,
Bir han'dı Peygamberim.
Sen bize güneş oldun,
Dünyaam Nurla doldurdun,
..
Bu ülke aydınındaki namus ve haysiyet sınırı,genellikle 'ama ' bağlacında geçiyor..bu sefer insan olma şansını kullanacak dediğimiz anda; bir adım uzaklaşıp tekrar sürüye dönen koyunlar gibi,o bilindik ama'cı faşist kabuklarına dönüyorlar.. kullanmış oldukları kardeşlik,eşitlik, din ve etnik temelli kelimeler,bir avcının avlayacağı kuşu tuzağa çekmek için çıkarmış olduğu kuş sesinden farksızdır..insan'ı temel alan bir ölçü bile,insanı diğer herşeyin efendisi kılmaya müsait olduğunda; kendini evrenin bir parçası kabul edecek ve hareket içindeki yaşama kendi kadar yaşam hakkı tanıyacak geniş görüşlü bir insan tipine ihtiyaç vardır..benim neden olduğum her eylemin bir sonucu olacağını ve o sonucun,doğacak olan eylemim üzerinde bir neden olacağını kavrayan ideal bir insan tipi..//
..
Geçmişle hiç yüz göz olmaksızın,sadece geleceği yaşayabilirdim.. her günün başlangıcı ve bitişindeki sen olmasaydın.. Bilmiyorum nasıl oluyor ama,işte bak,hiç zorlamaksızın yine kendiliğinde aklıma gel(din,iyorsun,eceksin) ..ne zaman bir hal hatır sormak istesem..Içinde olduğun her cümleyi,su yüklü bir sünger gibi,kendisinden daha ağır ediyorsun..//
..
Muaviye'ye kızmakta çok haklı olabilirsin, Din kardeşim
Bunu nefsi noktada tutup İslamla aranı soğutmamalısın.
..
Cehalet Okumakla Kalkmaz!
Altı yaşımda okumaya kırkımda da yazmaya başladım, çok değil on yıl oldu…
İnsanları yeterince tanıdım, özellikle cahil ve bildim sananları izledim. Ezber ideoloji sahipleri ve ezber din takipçilerinden daha ahmağına da rastlamadım. Bunlar taraf oldukları şeyleri sadece savunurlar. Bilmedikleri şeyleri savunurlar. O kadar ahmaktırlar ki kendi duydukları şeylerin de dışına çıkılsın istemezler.
Mesela ideolojilerinde kendi öğrendikleri köhne kalıplar kalıcı olmalı ki cehaleti saklı kalsın. Din konusunda ise öğrendikleri sıradan şeylerin haricine çıkılmamalı ki sırıtmasın cahilin hali! Bu yüzden yeniliklere karşıdırlar. Ve biliyormuş havasını hiç bırakmazlar. Bildikleri de nakli şeylerdir; falanca alim bunu dedi, falanca kitapta bu var, filanca eskiçağ filozofu bunu dedi; üzerine laf olmaz, onları geçemeyiz, söylenecekler söylendi gibi konularda takılı kaldıklarından asla ileri adım atamazlar!
..
Fıtrata sadık olmayı emreder bu din size
Fıtrata sadık kalarak cevap verin dinsize
..
"Vema helektül Cinne vel İns, İlla liyabüdun",
Hakikatin kaynağıdır, tebliğ olunan bu din.
..
Din iyi temiz haldir iyi temiz halde hızır küzur sağlık yaşam alanı rahmet canlılık bereket rızık çoktur
Dinsizlik iyisiz temizsiz haldir iyisiz temizsiz halde hızır küzur sağlık yaşam alanı rahmet canlılık bereket rızık yoktur
..
'Küt olur dinsiz bilim; kör kalır bilimsiz din'
Kör kütük dünyamıza doğ Ey Kitab-ı Mübîn
..
biz, gerçek ideali din imiş gibi davranarak, çıkarcı bir gurubu yönetici olarak sunmaya çalışacağız. bizim şimdiki hedefimiz bölmek, arkadaş gibi davranıp kazanmak. sonra hükmetmek olmalı.
ingiliz ryan yıl 1919
..
Adama din de sanki geçiriyor havale,
Ya Rabbi bu milleti kim getirdi bu hale?
..