VEFASIZMIŞ MEYER SEVGİN
******************
Elimi tutuğun gün salmazdın
Aşkım derdin hiç usanmazdın
Sarılır öper koklar doymazdın
Benden ayrı sen duramazdın
***********************
..
Yobazlık cahilde din iman iken
Cahil için kavga, etmeğe değmez
Ona akıl veren biri var iken
Pir’ine baş eğer Allah’a eğmez
..
BARIŞ YAZARLAR
Kin tarihli kirli cüce milletler,
Din,dil,vatan vuran savaş yazarlar.
Kini silmiş kirsiz yüce milletler,
Din,dil,vatan kuran barış yazarlar.
..
Bilimin önü açık çünkü bizler insanız,
Yanlışımız olsa da dinsiz kalmamalıyız…
Çünkü din bilimlidir, bilim dışlatılamaz,
Dinsiz bilim olmuyor, din unutturulamaz…
(2012)
..
Sizinkisi din değil, olsa olsa bir yoldur,
Hakikati gizleyen, batıl yolda bir koldur…
Çünkü din Rab’den gelir, Rab’bimden indirilir,
Hakikati emreder, kötülük reddedilir…
(1994)
..
Bütün sır merhamette Rab iyilik emreder,
Vicdan rahatlığını, din ile garantiler…
Din ki ibadet demek, ibadetse iyilik,
İyilik Rabbe varır, yolu güvenirlilik…
(2012)
..
Biz Kimiz
Aklı baliğ olan çoklarının kendine sorduğu ilk soru “Ben Kimim? ”
Yunus “Bir ben var benden içeri” derken ruhunu mu kast ediyor?
Hayır!
Ruh insanın yazılımı, beden ise donanımı. Ruh bedenin maddi algılarını kullanarak Dünya boyutuna has bir canlılık gösteriyor. Bu canlılığa “ben” diyelim. “Ete kemiğe büründüm yunus diye göründüm.” Yunus, “Bir ben var benden içeri” derken hangi bene işaret ediyor? Yunus’un ilk bahsettiği “ben” ete kemiğe bürünen ruhunun hayat hali. Diğer ben ise (içerdeki ben) ruhun ve bedenin algılarının kullanılması ile üretilen yaşamsal veriler. Buna da “zat” diyelim. İşte o asıl ben(Zatı) ile insan her boyutta çoğalabilir. Zatın bir madde olmadığına dikkat çekmek isterim. Zat yaşamsal verilerin tamamı. Yani ruh ve beden ile oluşan canlının ürettiği her türlü data o kişinin zatıdır. İnsanın zatı güzel ise Cennet halinde, kötü ise Cehennemi bir halde olacağı açık.
..
Oyunlar muhteşem, tezgahlar güzel,
Sana başkasını gönderir mi el,
Bunlar yağmur değil, çamur yüklü sel,
Diye diye dilimizde tüy bitti,
Vatan gitti, millet yitti, din bitti.
..
Din ile ruh korunur, Hakk’a inanç gelişir,
Rab’bimize varılır, kötülük engellenir…
Din ile beden temiz, kalp bir denge edinir,
Nefis emrine girer, terbiye edinilir…
(1995)
..
Ruh özelleşse bile şahsın toplum içinde,
Din başıboş bırakmaz, kul Rab’bin kontrolünde…
Din yoksa boşluktasın, bil ki dışlanacaksın,
Kendi kendinle bile dost kalamayacaksın…
(2012)
..
İslâm yalnızca Hak din,
Dışında başka din yok,
Rab’bimiz aracısız,
Onun ortakları yok…
(1995)
..
İşveren emeği atıyor taca
Kul hakkı yiyerek gidiyor haca
Garibim ne yapsın tutmuyor baca
Hani din kardeşi değil miyiz biz
Varlık içindeyiz çekeriz yokluk
Açlık sınırında nüfusta çokluk
..
Yeryüzünde din tektir,
Tevhidi gerektirir,
Din de Rab “1 ALLÂH(c. c.) ’tır! ”
Her tür şirk reddedilir…
(2012)
..
Âlimin dini vardır, bilime de inanır,
Batıl ilmi reddeder, maneviyatı dardır,
Bilim ki aklımızı, din ruhumuzu kazandırır,
Kul eksiksiz ilerler, yücelir Rab’be varır…
Din bilimi tamamlar, medeniyet gelişir,
Bilim eksik olursa, ruhumuz can çekişir,
..
Başınızı azıcık siyasetten kaldırıp gökyüzüne, sonra da toprağa bakın. Gökyüzü büyük bir hızla kirleniyor, toprak verimsizleşiyor, ürünlerin eski tadı da, besin değeri de yok. Bu gidişle elli yıla kalmadan insanlık kendi eliyle yok olacak. Toprağın bilinçsiz kullanımı, aşırı hormon, kimyasal maddeler, gübre kullanımı ve erozyon ile yeryüzünde insan nüfusunu besleyecek toprak kalmayacak. Besinlerimizde ve sularımızda inanılmaz zararlı maddeler kullanılıyor. Kutuplarda, açık deniz ve okyanuslarda maden ve petrol aramaları, kimyasal ve nükleer atıklarla kirlenmeler, balık ve deniz ürünlerinin aşırı ve bilinçsiz avlanması sonucu denizlerimiz bile verimsizleşti. Her yıl karada, havada ve denizlerde onlarca hayvan türünün nesli tükenmekte.
Hem dünyada, hem Türkiye’de sanat çalışmaları büyük bir hızla azaldı. Sanatın her dalına sahtekarlar, eser hırsızı intihalciler ve kumpasçılar dadandı ve bilinen kaynaklardan teşvikler aldılar. Televizyonları eğitici ve faydalı yönü bulunmayan diziler, eğlence programları ve şiddet içerikli filmler sardı. Ne dünyada bir Picasso, bir Charlie Chaplin, ne Türkiye’de bir Mimar Sinan, bir Dede Efendi yetişmiyor artık.
Dinler dini temsil ettiğini iddia eden din adamları ve ruhbanlar tarafından asıl yolundan ayrıldı, sanki her din adamı kendi dinini yok etmekle görevlendirildi. Tanrı’nın insanlara barış, huzur ve esenlik için gönderdiği üç büyük kitabi din olan Müslümanlık, Hristiyanlık ve Yahudilik asıl görevleri ve varoluş nedenleri yerine daha çok insana hükmetmek ve daha zengin olmak için dünyayı kana bulamakta. Her üç dinde de iyilik karşılığında verileceği vaad edilen Cennet de, kötülükler karşısında verilecek olan Cehennem de insanların büyük kısmını iyiliğe yönlendiremiyor, kötülüklerden vazgeçiremiyor. Oysa dinin temel amacı mutlaka “Güzel Ahlak” tır.
Siyaset de önemli bir konu elbette. Ancak siyasette sorgulanması gereken asıl konu bu üç büyük konuda insanlığa çözüm sunan programları var mı? Biri gidip öteki gelse bunlara çare olabilecekler mi? Bence değişen hiçbir şey olmayacak.
..
Din ile hakikatler, kestirmeden bilinir,
Bilimde hakikatler, yazılır ve silinir…
Din peygamberler ile Rab’bimden bildirilir,
Bilimde hakikatler, zamanla keşfedilir…
(2001)
..
Din ki büyük servetim, Rab’den güven kaynağım,
Ahirette senedim, yüksek ahlak varlığım…
Din ki büyük uğraşım, hakikatin içinde,
Nefsi engelleyen şey irade bilincinde…
(1995)
..
Nifâk atıp, tahakküme bakarlar,
Birliğimiz, dirliğimiz yıkarlar,
Onun için insanları yakarlar!
Siz sanmayın; Mezhep için, dîn için!
Çektiğimiz yetmez 'Haçlı kin' için!
Siz kimsiniz; Ey Alevî, ey Sünnî?
..
Bin sevgiye bedel aşkım diyordun
Sensiz nefes bile almam diyordun
Hani sen,LEYLA dın,Zühre,Şirin din?
Benden daha çok sevmeyi bilendin?
Unuttum diyorsun,nasıl sevensin?
(02.04.2007)
..
Son nefesimizde de mutlak lazım olacak,
Birikmiş sevaplarla, din ki kefil kalacak…
Rest çekmeye de gelmez, din zaten kâr ettirir,
Nefsine denge sağlar, seni Hakk’a erdirir…
(1995)
..



