Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Çiçekleri severek başladı her şey.
Toprakla konuşurdu, yaprakla fısıldaşırdı.
Gözlerinin içi, çocukların gülüşleriyle aydınlanırdı.
Belki de bu yüzden kelimeleri hep canlıydı — taze, direngen, başına buyruk.
Şiirlerinin içinde asi bir kız yaşardı;
Dizelere diz çöktürmeyi severdi.
Kâğıt ve kalem, onun özgürlük pasaportlarıydı.
Yazmak, nefes almaktan daha gerçekti çoğu zaman.
Bir defterin arasında saklanan çocuk kalbi,
Koca bir kadının avuçlarında büyüdü.
7 ...



