Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Çiçekleri severek başladı her şey.
Toprakla konuşurdu, yaprakla fısıldaşırdı.
Gözlerinin içi, çocukların gülüşleriyle aydınlanırdı.
Belki de bu yüzden kelimeleri hep canlıydı — taze, direngen, başına buyruk.
Şiirlerinin içinde asi bir kız yaşardı;
Dizelere diz çöktürmeyi severdi.
Kâğıt ve kalem, onun özgürlük pasaportlarıydı.
Yazmak, nefes almaktan daha gerçekti çoğu zaman.
Bir defterin arasında saklanan çocuk kalbi,
Koca bir kadının avuçlarında büyüdü.
7 ...



