İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Çiçekleri severek başladı her şey.
Toprakla konuşurdu, yaprakla fısıldaşırdı.
Gözlerinin içi, çocukların gülüşleriyle aydınlanırdı.
Belki de bu yüzden kelimeleri hep canlıydı — taze, direngen, başına buyruk.
Şiirlerinin içinde asi bir kız yaşardı;
Dizelere diz çöktürmeyi severdi.
Kâğıt ve kalem, onun özgürlük pasaportlarıydı.
Yazmak, nefes almaktan daha gerçekti çoğu zaman.
Bir defterin arasında saklanan çocuk kalbi,
Koca bir kadının avuçlarında büyüdü.
7 ...



