Kalbin
Yanmış bir ormanın kalbi
Bedenin esir düşmüş ruhuna
Saklamaktan vaz geçmiş yüzün
İçindeki batık şehri
Her sabah uyandığımda hissettiğim o duyguların yerini
kocaman bi boşluk almış gibi.
Kocaman bi sevgi ile, umut ile uyanırdım sabahları,
ne kadar yorgun olursam olayım,
ya da ne kadar hasta-biri
kulağıma fısıldardı sanki,
Dönüp dönüp eskinin duvarlarına çarpıyoruz
Özlenmeyecek gibi de değildi hani
Hayat bizi ezip,içimizden geçiyor..
Hepimiz yorgunuz, hepimiz bir tutam güzele muhtacız..
Acı hafızamızdaki Demir parmaklık
Benim bütün pencerelerimde çiçekler var bütün kapılarım sevdayı açılıyor
ölümüne yorgun muyum, yorgunum
ama çaresi yok.!
ısınmışsa bir kere ellerin
sevmezsen kahrolası dünyada
şekerim bile tadı yok ..!
Karanlık yüzünde tokat.
Işığı görmeye gücü Yok.
Ayakların kararsız,
derin bir yalnızlıktan sürüklenmiş..
Yolun sessiz,
gözyaşların içte taşmış.
Dünya hızla değişiyor,
İnsanlar da..
Ve her duygu hızla kirleniyor..
Kimsenin savaşının ortasında kalmayacaksın..
Ama yanlız da olmayacaksın..
Bir uzun yol varmış
Peri kanatlarının arasından
Nehirler boyunca uzanan..
Günler günleri kovalıyormuş
Biz;
Yorgunluğun şekerpare tadındayız
Kalp, hançer gibi olmak ister
Yağmur gibi çarparken bilmediği yerlere
Mesela bir buluttan atlamak istersin
Kollarını açıp..
Düşlenmiş her şeye karşın
Şiddetle çarparsın asfalta
Tarifi zor, yaşaması da..
Bir yere ait olmadan bin yerde bulunmak.
Ruhlar aleminde sonsuz bir seyir gibi..
Beklentilerden başka ne karşılıyor ki hayatımızı..
Bizim olanlar.. bizi bulanlar..
Sonsuz bir açlık Yaşar gibi dünya..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!