Bu gün anladım
Ne kadar çok yük taşıdığımı
Tüm dünyaya savaş açtığımı
Gemileri ateşe verircesine kalbimi ortaya açtığımı
Bu gün anladım
Dillendirmedirmediğimiz acılar da gidenler gibi terk eder mi bizi
Son kale, son yaprak ya da son umut da acı verince
Çarptığımız yerden yeniden ivmelenirmi hayatımız..
Biliyorum yorgunsun, hani biraz da umutsuz
İyi bir başlangıcı gölgelemiş kara bulutlar
Hapsetmiş seni de, önünü görme diye
Bazılarının cenneti, bazılarının cehennemi üzerine inşa olur..
Bazılarının varlığı da baskalarının yokluğu üzerine..
Yine de hep aynı şey görmezden gelinir ;
Cehennem yıkılırsa, cennet de harabe olur..
Yokluğu kemiren acı, varlığın bünyesine işler..
Varoluşunun nedenini hatırla, sindir, özümse..
Kendi kabuğunda boğulan
Yarası azdıkça kaybolan
Hangi düş seni hayata bağlayan..!
Tut elinden,
çek kendine,
sarıl bir defa..
Yüzünü bir huzur kaplamıştı..
Herkesi her şeyi affettim der gibi..
Yaşanmamışları da görmüş gibi..
Oysa buz gibi bir mermer
Ne kadar rahat olabilirdi ki
Bir anne bedenine..!
Yorulduğu yerde duruyor dünyan
Bir sancı inceden titretiyor yaşam ünitelerini..
Es diyor içerlerde bir ses.
Dur Ve savrul!
Yarıda bırakma
Ama
Kapatmadım aslında
öyle görünsün istedim
resmin altında dekor gibi hani ..
eksik bir şeyler var
yağmurdan sonra toprak kokusu gibi
İnsan dışardan aldığı darbe ve kayıplarla sendeler, içerden aldıklarından çökermiş.
Bu benim sırrım olsun
Kimse öğrenmesin..
Yarasını gösterdi bana, elini uzatıp
Biraz mahçup, biraz meraklı..
Korktu canı yanacak diye;
pişmanlıkla çekti yüreğini..
Sevmeyi öğretiyorduk birbirimize
Ben her zaman gitmek istedim
Beni bağlayacak sağlam bir kaç neden yoksa eğer
Bir neden demiyorum,
Bir nedenle çok şey kaybettim
Yolculuklarım da böylelikle başladı..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!