Yetti hun olduğum al şaraplı bardakta
Bir katredir evren senin şehla bakışında
Yol sormak klavuza suç mu?
Bu dehşetli arazide yapayalnız kalmak yetti..
Gidersen burkulur yüreğim
Yetti kan oldu yüreğim tuzağına düştüm
Gam dolu bir gönülle ancak ben
Gürlerim yıldırımlar gibi, aşka nankörlük edemem
Bir çığlıktı engin dağlarda, yüreğim hiç susmadı
Bir çığ gibi döküldüm yüreğimi harladın
Yetti esmer kumruların sükutu, cilvesi
Mertebesi yücedir o lale yanakların
Yaseminlerle çektiğin sınıra
Aşırı giderek sarhoş rüzgarlar göndersem
Yetti artık dokunsam taç yapraklarına
Buseler kondursam süeda mizacına
Kalbimin hürriyetini sattım kahr eden şafağa
Şefkat madenine doğru yol almak suçmu?
Bahtiyar değilim şimdi
Süslenmiş gerdanına haleler çizmek suç mu?
Yetti gam dolu bir gönülle ancak ben
Gürlerim yıldırımlar gibi, aşka nankörlük edemem
Rukiye Suna
Dildade
Kayıt Tarihi : 23.1.2026 14:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!