Dil, bir çeşit semboller ormanıdır. Yan yana gelen harfler sadece iki boyutlu birer işaret değildir, ifade ettiği tanımın hafızamızda yer kapladığı haliyle üç boyut kazanır. Belleğimizde kokular sesler görüntüler canlanır ve söylenen söz bir ifadeye bürünür, anlam yaratılır. Gerçek dünyayı, dolayısıyla kendi varlığımızı, kimliğimizi de dil yoluyla ve dilin sınırları içinde algılar ve tanımlarız. Anadil bu yüzden ok önemlidir. Dil bebeklikte karşılaştığımız ilk sembolik anlatımdır. Dilin kotları bebeklikte beynimize işlenir. Kimlik dil tarafından üretilir ve dil tarafından tanımlanır. Ortak dili olmayan toplumların ortak kimliği olamaz. (Pınar K. Üretmen- psikeard sayı 59 – Babil, dil ve ötesi)
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta