Hayat gelip geçti sanki bir anlık,
Uzaklaştı şimdi bizden civanlık,
Neyine yaradı beylik sultanlık,
Zaman gelip geçti sanki bir anlık.
Heceler belirdi söz bilmez dile,
Seneler yüklendi zayıf bir bele,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Mutluluk nerede aradım durdum
Tomurcuk tutmadan dalımda soldum
Yaşam sahnesinde kısa bir roldüm
Ardınıza bakmadan kaçtınız yıllar
naçizane şiirimden mısralarımla, duygu selinizde damla olmak istedim...
şiirinizi ve yeni yılınızı tebrik ediyorum.
Haklısınız... Devran gelip geçer, hayat bir anlık... Kutladım şiiri ve sizi Atilla bey... Ne yazık gerçekti...
Devran gelip geçti farkında mıyız
Kim yer verdi bize hatırlar mıyız
Maziyi atiye taşımaz mıyız
Devran dönüp gider sanki bir anlık...
Güzel şiirinize bir dörtlükte ben karalamak istedim umarım şiirinizin ahengini, anlamını , tekniğini bozmamışımdır.Tebrik eder yeni yılın hayırlara vesile olmasını dilerim.
Hayat gelip geçti sanki bir anlık,
Uzaklaştı şimdi bizden civanlık,
Neyine yaradı beylik sultanlık,
Zaman gelip geçti sanki bir anlık.
Hayat göz açıp kapatıncaya kadar gelip geçiyor, farkına bile varılmıyor...Boşuna dememişler üç günlük diye... Dün geçmiş, bugün yaşanan, yarınsa kocaman bir meçhul...
Önemli olan adam gibi durmak, adam gibi yaşamak...
Güzel şiirinizi Kutluyorum Atila Bey... Selam ve Saygımla...++
Dünmüş gibi hissedilen ana bakınca bir ömür uzaklığında, geleceğe bakınca bir saat öncesi kadar mesafede. Sanki yaşamak, bir dakika... Yüreğine sağlık.
Her şey benim desen bile hayat elinde sonunda elemeye tabi tutuyor. Yaşamın gerçeklerinden kurtuluş yok. Kutlarım efendim.
Zirvesi beyaza büründü dağın.
Hazana çevrildi virane bağın,
Sen kenara çekil tükendi çağın,
Devran gelip geçti sanki bir anlık.19.02.2015
ömrün ne tez gelipgeçtğinin farkına bşle varamadık yoksul çilekeş hayata devamederken
yürek seiniz gönl coşkunuzu canı gönğlsdenkutlarım kalemşn gcğkendisini göstermiş
Zirvesi beyaza büründü dağın.
Hazana çevrildi virane bağın,
Sen kenara çekil tükendi çağın,
Devran gelip geçti sanki bir anlık...
şairim ne güzel sonlamışsınız şiirinizi... tebrik ederim. çok güzel olmuş, nicelerine! ant++
Hayatın yükü karşısında hepimizin beli çok zayıf kalır Atille Bey, sözlerimiz de yetersiz!.....
Devran geçerken bizden aldıklarıyla başka hayatlar oluşturur, başkalarından alıp zamanında bize verdiği gibi.....
Çok hoş bir 'hayatı sorgulama' şiiriydi..... İçtenlikle kutlarım...... Saygılarımla..........
Bu şiir ile ilgili 38 tane yorum bulunmakta