1964 yılında Diyarbakır’da dünyaya gelen şair, ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonda, memur olarak yaşamına devam etti, memuriyetinin başlangıcında Üniversite öğretimine devam ederek Sosyal Bilimler ve İktisat alanında öğrenimin gördü,
Şiir ve yazı yazmaya lise dönemlerinde başladı, şiirleri çeşitli gazete, dergi ve televizyonlarda yayınlandı.
Şiir yazma ve karalamalar halen devam etmekte… Cenabı Allahın eşsiz sanatı olan kainatı temaşa ederek, bunu şiire aktarma gayreti içerisine girmiştir. şairin çok sayıda şiiri bulunmaktadır. Şiirlerinde milli ve manevi değerler, insani hasletler, çevre bilinci, özlem, sıla hasreti, toplumsal duyarlılık, barış konularının ağır bastığı görülür.
Ömrümüz bir gemi hayat nehrinde.
Tam sahip değiliz ona seyrinde.
Malik miydik cana, ana rahminde.
Yüzer bir rotada Rahmana doğru.
Bu şiir “Rahman’a Doğru” isimli şiir kitabına ilham kaynağı olarak şairin ilk kitabının çıkmasına vesile olmuş ve siz kıymetli okurların beğenisine büyük bir aşk ve heyecanla sunulmuştur.Kitabın 3.Baskı hazırlıkları yapılmaktadır. Halen Devlet Memuru Olarak görevine devam edmektedir.
Takdir Allah’ındır.
Atila Yalçınkaya
Eserleri
'Rahmana Doğru Şiirler' isimli şiir kitabı, 96 sayfa 70 adet şiir
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!