9 Haziran 1963 Razgrad/BULGARİSTAN
Sürekli bir seğirme ve asla durulamama halidir, anla işte devran divane.
Bakır bir tepside zangırdar, kırılır, dökülür ebruli cam.
Aldırmazsın, evvel neydi, kimdeydi gün ortası, çivit rengi boşluğunu geze çıka.
Çatının tepesindeki rüzgâr gülünde, çırpınır nefesi yönsüz fırtınanın.
Anladım, sezinledim, ne de olsa elma ekşisiydi ve nane ferahlığıydı bahar rüzgârı.
Hızlıydı.
Canlıydı.
Sırtımda, taşınmaz yükü göklerin;
Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem!
İsterseniz hayat aşını verin;
Sayılı nimetler bal olsa yemem!
Ey akıl, nasıl delinmez küfen?
Devamını Oku
Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem!
İsterseniz hayat aşını verin;
Sayılı nimetler bal olsa yemem!
Ey akıl, nasıl delinmez küfen?




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta