Taptuk’la yoğruldu kalbinin şurası
Çağlardır sönmedi yaktığı çırası
Nefsinin ateşiydi onun tek yarası
Fani heveslerden kaçtı derviş Yunus
Yürek feryadını dağlara seslendi
Yaradan aşkıyla yetişip beslendi
Hakk’ın nuruyla bezenip süslendi
Gönülden gönüle uçtu derviş Yunus
Damlaya söz attı, ummanlara vardı
Bahş olan hikmetle gönülleri sardı
Hiçlik deryasında bir cennet kurdu
Deryayı damlada ölçtü derviş Yunus
Lokmayla hırkaya, dünyayı değişti
Gönlünde açan gül semaya erişti
Döktüğü gözyaşı rahmete karıştı
Hiçlik ocağından geçti derviş Yunus
Hacı Bektaş söktü gönülden pasını
Rahmet yeli sardı her daim yasını
Bir secdeye verdi dünyanın hasını
Dost bağına güller saçtı derviş Yunus
Bir elinde sabır bir elinde kanaat
Yoluna rehberdi imanda sadakat
Tüm inanan için hep etti nasihat
Aşkın kevserini içti derviş Yunus
Vahdet nuru vardı döktüğü dizgide
Mana gonca açtı çizdiği çizgide
Tecelli boy verdi kalpteki sezgide
Ömrünü Hak yoluna biçti derviş Yunus
Tüm melek hayrandı zikir avazına
Gökler baş eğmişti arz-ı niyazına
Kul olup eğilmişti şükür namazına
Yokluğu varlığa seçti derviş Yunus
Söylediği her söz kalpten kalbe aktı
Karanlık yüreklere pür nur bıraktı
Ruhuna düşen kor tüm bedeni yaktı
Cepsiz bir kefenle göçtü derviş Yunus
Bayram Ataç der ki: Ne varlık ne benlik
Her hücremle oldum Yunus’la bir anlık
Sözüyle son buldu gönlümde viranlık
Hak yolu Bayram’a açtı derviş Yunus
Kayıt Tarihi : 7.06.2026 05:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!