Soluğu kesilmiş rüzgârın boğuk nefesiyim
Kimse özümseyemez anlattıklarımı…
…..
Sancılı bir sonbahar
Muştulamış doğumumu
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Kayıp bir kentin ezgisi gibidir..
Kocaman bir boşluğun içinde
İki ileri bir geri hayat
'bir fincan kahvenin buğusunda,
sımsıcak bir bakışta,
özümsenir tüm anlatılamayanlar
kırık bir kemanın tellerinden dökülen
nağmeler ruhu sardıkça..
yarım kalan bir şarkının sözlerinden
dökülen nağmeler gibi sesini
Kaşıkçı kuşu gibi bir bir istiflemeyi
beklerken hayat;
kırık bir kemanın
tellerinden dökülen sevinç,
huzur dolu nağmeler dir
zamandan
her baharda en iyi hasat..
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta