Felek vurdu sillesini yüzüme,
Uyku girmez oldu yorgun gözüme.
Kederden bir perde indi özüme,
Dert deryasında bir garip yolcuyum.
Hangi kapıyı çalsam, hüzün açılır,
Bağrıma her gece zehir saçılır.
Sanma ki bu ağır dertten kaçılır,
Acı içinde bir garip yolcuyum.
Gülmeyi unuttu solgun dudaklar,
Halimi ne yer bilir, ne de gök saklar.
Başımda çoğaldı beyazdan aklar,
Çile yolunda bir garip yolcuyum.
Dost dediğim vurdu, geçti yanımdan,
Can çıktı sanırım sanki canımdan.
Vazgeçtim bugün de tatlı uykumdan,
Efkar içinde bir garip yolcuyum.
Gönül bahçem oldu bir virane,
Gözyaşım sel olmuş, durmaz bahane.
Yıkıldı başıma koca meyhane,
Yıkık dökük bir garip yolcuyum.
Yükledim dertleri çile atına,
Çıkmaz oldu sesim göğün katına.
Razı oldum kaderin her tokatına,
Hüzün içinde bir garip yolcuyum.
Sabır dedikleri ateşten gömlek,
Giydikçe yanıyor garip bir yürek.
Kurtuluş beklemek, beyhude emek,
Hasret içinde bir garip yolcuyum.
Menzilim karanlık, ışığım sönük,
Yüzüm hep mazinin dertlerine dönük.
Bir ömür yaşadım, boynum hep bükük,
Musalla taşında bir garip yolcuyum.
Nebi GÜLLÜ
19.01.2026
SAAT:02:10
Kayıt Tarihi : 19.1.2026 02:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




dilinize sağlık
beğeni ile okudum
TÜM YORUMLAR (1)