Her kahrın yükünü vurdun sırtıma,
"Canını yaktım da sustu" dersin yar.
Sığındım sükûtun fırtınasına,
"Kalbini kırdım da sustu" dersin yar.
Gözümden akanı yaş mı sandın sen?
İçimde közlenen taş mı sandın sen?
Vefayı sadece düş mü sandın sen?
"Dünyasın yıktım da sustu" dersin yar.
Yalanlar söyledin, bir gün bıkmadın,
Sırtımdan vurdun da dönüp bakmadın,
Yine de ben gibi sahip çıkmadın,
"Üzdüm de yordum da sustu" dersin yar.
Gülüşüm gizledi bin bir sızımı,
Kaderin kışına verdim yazımı,
Duymadın içimde inleyen sazımı,
"Bağrına bastı da sustu" dersin yar.
Hangi gün elinden bir huzur buldum?
Günden güne yandım, sarardım soldum,
Dertlerin içinde bir derya oldum,
"Umutsuz bıraktım sustu" dersin yar.
Gözyaşım sel olup aktı gizlice,
Uykular haramdı bana her gece,
Adın dilimdeki en acı hece,
"Aşkını gömdü de sustu" dersin yar.
Sitemim kendime, sana değil ki,
Vebalin boynuma, fena değil ki,
Bu sessiz gidişim veda değil ki,
"Ömrünü verdim de sustu" dersin yar.
Hayatımı koydun mahşer yerine,
Bakmadın yaramın hiç derinine,
Acılar ekledin hep bir birine,
"Kıyamet kopardım sustu" dersin yar.
Şimdi bir gölgeyim eski yerimde,
Bitmeyen efkâr var şu kederimde,
Bu garip sevdanın izi derimde,
"Hiç gitmez sandım da sustu" dersin yar.
Garip Murat der ki; bitti bu çile,
Gerek var mı artık başka bir dile?
Sessizce giderken gurbet eline,
"Özünü yaktım da sustu" dersin yar.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 18:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!