Neresinden kaçarsan çaresizlik. Neresinden tutarsan mecburiyet. Bıkkınlık hissi veren günlerin çekilmez ıstırabı çökmüş havaya. Leş kokulu, katran karalı, olabildiğine kederli. Duvarlar üzerimize birer birer yıkılıyor, enkaz altında umudun mahkûmu oluyoruz. Sesimiz duyulmuyor. Yardım eli uzanmıyor. Toza, dumana batmış eli kelepçeli gölgeler konuşmuyor. Gölgelerde bizi öldürüyor devler.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta