Saçlarının arasından süzülen yel gibi esip, geçti yıllar.
Çekip gitmiştin, sıcak bir eylül sabahı, turnalarla birlikte...
Senden bana kalan; hayal meyal hatırladığım silik anılar,
Bir de hatıraların gibi zamanın sildiği o fotoğraflar.
Sensizlik içimde patlayan bir boran; geçmek bilmiyor zaman.
Binmiş yılların yorgunluğu ağırlaşan göz kapaklarıma;
Geçti ömrün baharı, mevsimler artık hep hazan...
Esirgemiş mutluluğu benden; acı dolu, kaderimi yazan.
Geçip gidiyor bak ömür sensiz; oyarak yatağını sel misali.
Ak saçlarıma sor, sensizliğin dayanılmaz sancısını!
Sinmiş aynalara giderken gözlerinin buğulu hali;
Sigaramın dumanında savrulur hep saçlarının hayali...
Köpürdü, yine köpürdü deli dalgalar gibi sensizlik;
Yüreğimin kıyılarını döve döve işledi içime acısı.
Neşeni de götürmüşsün giderken; sinmiş her bir yana sessizlik,
Ruhumda bir enkaz bıraktı bu amansız kimsesizlik.
Sahipsiz bir köpeğin gözlerinde gördüm yalnızlığımı,
Bir kuşun kanadında uçurdum meçhul özlemlerimi...
Her gece içime çöken bir sır gibi sakladım ağladığımı;
Gecenin koynunda sakladım sessiz çığlığımı.
Hicran ateşiyle yanıp kavrulan yıllarım oldu heder;
Bulutlara yükledim bir bir yüreğimdeki tüm ümitlerimi.
Gözlerimde solan her ümit, yüreğimde tomurcuklanan bir keder;
Son nefeste kazısınlar beyaz taşa tek bir kelime: Derbeder!
15.05.2026
21:38
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 18:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!